Deneyimden Geleceğe: Akademik Başarı ve Hayat Becerileri (Prof. Dr. Özgür Çengel)

Haber Tarihi: 24.10.2017
17 Ekim 2017 tarihinde yapılan “Akademik Başarı ve Hayat Becerileri” dersinin öğretim üyesi, akademik hayatına İstanbul Ticaret Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak başlayan ve basamakları hızla çıkarak tam bir başarı öyküsü sergileyen Rektör yardımcısı Prof. Dr. Özgür Çengel idi.

Başarıda en önemli unsurun, doğru hedef belirlemek olduğuna değinen Çengel, “çok para kazanma, iş beğenmeme” gibi konularda gençlere şu şekilde tavsiyelerde bulundu: “On yıl sonra kendinizi nerede, nasıl görmek istiyorsunuz? ‘On yıl sonraki siz’ fotoğrafı hep gözünüzün önünde olsun. Başarılı bir kariyerin ilk şartı hedefini doğru belirlemek ve kararlı olmaktır. Çalışmaya başladığınız ilk yıllarda talebiniz çok para ve unvan olmamalı; sizin amacınız güzel ve kalıcı bir kariyer yapmak olmalı. Düşük ücret alın ama kendinize, geleceğinize yatırım yapın. Her çalıştığınız kurumdan bir şeyler öğrenmeye ve kendinizi yenilemeye çalışın, iş beğenmezlik yapmayın ve işe en alt kademeden başlamak üzmesin sizi; bilakis mutlu olun ki her şeyi mutfağında öğreniyorsunuz. Garson olarak bir restoranda çalışan kişinin, o işletmenin başına geçtiği; hamallık yaparak sermaye biriktiren bir kişinin aile şirketi kurduğu başarı öyküleri var. Türkiye’de ara eleman ihtiyacı çok fazla ve işini iyi yapan bir teknisyen, zamanı geliyor kendisini farklılaştırmamış, kendisine değer katmamış sıradan bir mühendisten çok kazanabiliyor ve mutlu olabiliyor. Basamakları birdenbire çıkamazsınız; yavaş yavaş hazmederek, mütevazılıkla ve hoşgörüyle yol almalısınız. İyi niyetle çalışırsanız Allah da yardım eder. Belirlediğiniz her hedefe ulaştığınızda yaşadığınız başarı duygusu, size mutluluğu getirecek, sonraki hedefe ulaşmanızda itici güç olacak. Kendinize sağlam, doğru bir hedef koyduğunuzda isteyerek, sabırla ve azimle çok çalışacak, önünüze çıkacak engeller karşısında yılmayacaksınız.”

Prof. Dr. Özgür Çengel, doğru bilgiye ulaşmanın önemi konusunda da şunları söyledi: “Hayatta hiçbir şey kolay değil, unutmayın ki bir şeyi kolay elde ederseniz, kolay kaybedersiniz. Bilgiye ulaşmak günümüzde çok kolay belki ama bu durum bilgi kirliliğini de beraberinde getiriyor. Bu yüzden edindiğiniz bilginin doğru olup olmadığını mutlaka araştırmalısınız. Bilgiyi almak, filtrelemeden kullanmak olmaz, mutlaka sorgulamalısınız çünkü bilgi çok çabuk değişiyor. Üniversitemizin Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın İbrahim Çağlar’ın öğrencilerimize hitap ederken kullandığı; ‘Bize icat çıkarma durduk yerde veya eski köye yeni adet getirme, denilirdi. Şimdi ise sizden icat çıkarmanız beklenmektedir. İcat çıkartın, girişimci olun.’ cümlelerinin her zaman hafızanızda yer almasını isterim. Bu vesileyle söylemek isterim ki, sizlerin hep yenilikçi, girişimci, doğru bilgiye ulaşan ve onu uygulayan, ülkesine değer katan gençler olmanızı bekleriz.”

Üniversite yıllarının bir ‘kendine yatırım dönemi’ olduğuna değinen Rektör yardımcımız, bu konuda öğrencilerimizi şöyle uyardı: “Üniversite dönemi, eksiklerinizi gidermek, kendinize yatırım yapmak için en iyi dönemdir. On, on beş yıl önce İngilizce bilmek bir ayrıcalıktı; ama şimdi firmalar İngilizceyi çok iyi bildiğinizi farz ederek sizden Arapça, Çince, Rusça gibi bir ikinci yabancı dil bekliyor çünkü iş dünyası küreselleşti. Eğitimi bütünsel düşünün. Farklı yönlerinizi ortaya çıkarın, kendinize değer katın. İyi bir üniversite eğitimi size bir hayat becerisi, bakış açısı ve vizyon kazandırır. Şundan emin olun ki, İstanbul Ticaret Üniversitesinde, alanından uzman kişilerden, çok kaliteli bir eğitim alıyorsunuz. Üniversitemizdeki bölüm müfredatları yurtdışındaki üniversitelerle aynı, onlardan hiçbir farkı yok; yani Avrupa’da, Amerika’da sizinle aynı alandan mezun gençlerle rekabete girecek donanımla mezun olacaksınız. Bunu iyi değerlendirin.”

Prof. Dr. Özgür Çengel iş dünyasının, çalışanlarından beklentilerini de şöyle dile getirdi: “Üniversitede öğrendikleriniz çok doğru bilgiler ama dış dünyayla sosyal ilişkiler içinde olmanız, günceli ve gündemi takip etmeniz de gerekir. Sadece evden okula, okuldan eve giden bir öğrenci olursanız dört yılın sonunda yüksek ortalamayla mezun olabilirsiniz; ama iş bulma aşamasında ne olacak? Bu yüzden birinci sınıftan itibaren derslerinizi aksatmayacak şekilde staj yaparak, yarı zamanlı işlerde çalışarak eğitiminizi piyasada nasıl değerlendirebileceğinizi görmeniz lazım. Artık iş dünyası sıra dışı, aktif, hevesli, girişken, bilgili çalışan istiyor. Diyelim ki bir firma sahibisiniz; bir pozisyon için aynı eğitimi almış, birbirine yakın ortalamalarla, benzer özellikte beş kişi firmanıza başvurdu. İçlerinden en donanımlı, en çalışkan, en sosyal olanını tercih etmez misiniz? Edersiniz; bu yüzden kendinizi geliştirmek, devamlı yenilemek, güncellemek zorundasınız. Yeni uğraşlar edinin; bir spor dalıyla ilgilenin, bir enstrüman çalmayı öğrenin mesela. Sosyal kulüplere, STK’lara üye olun. Mutlaka Erasmus programıyla bir yurtdışı deneyimi kazanın. Gezerek bilgilenin, okuyarak kendinizi geliştirin. İş dünyasında kabul görmek zordur. Karakterinizle de farkındalık yaratmalısınız, sizi siz yapan özellikleriniz olmalı. Nerede çalışırsanız çalışın, insanın çok önemli bir faktör olduğunu unutmayın. İşyerinizdeki kişileri tanıyabilmeniz gerekir; bunun için onlarla iyi ilişkiler kurun ve kişisel diyaloglarınızı geliştirin. Doğru iletişim, başarıda kilit unsurdur, unutmayın. Çevrenize güvenilir ve dürüst olduğunuzu kanıtlayın. Azminizin, çalışkanlığınızın yanı sıra, insani özelliklerinizle de itibar kazanabileceğinizi asla unutmayın.”

Ayrıca, millî unsurlara sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu da vurgulayan Rektör yardımcımız, “Vatanseverliğinizden, millî ve manevi değerlerinizden asla vazgeçmeyin. Çok güzel, çok renkli bir kültürümüz var. Bizim vatanımız bir cennet. Her zaman, her yerde millî varlıklarımıza sahip çıkın. Sizi siz yapan kavramlar yani aileniz, vatanınız, milletiniz hep yüreğinizde olsun.  Yabancı dil öğrenmek çok önemlidir ama bunu yaparken sakın anadilinizi, Türkçenizi ihmal etmeyin. İyi bir iletişim kurmada, dili doğru ve düzgün kullanmanın önemi büyüktür” dedi.

Çok samimi, sıcak bir havada geçen ve zaman zaman alkışlarla bölünen dersin sonunda Prof. Dr. Özgür Çengel; öğrencilere e-posta adresi, cep telefonu gibi kişisel iletişim bilgilerini verdi ve ne zaman isterlerse, onları odasında ağırlayabileceğini de söyleyerek öğrencilerimize davette bulundu.
                                                                                 
Üniversite Ortak Dersleri Koordinatörlüğü