Marka Tescilinde ve Korumasında Uluslararası Uygulamalar Sempozyumu

Başlama Tarihi: 07.12.2012   |  Bitiş Tarihi: 08.12.2012
İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin birlikte düzenledikleri "Marka Tescilinde ve Korumasında Uluslararası Uygulamalar Sempozyumu"
07-08.12.2012
tarihinde üniversitemizin Eminönü Kampüsü’nde gerçekleştirildi. 
 
Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen sempozyumun açılışında, İstanbul Ticaret Üniversitesi Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Doç. Dr. Muzaffer Şeker,  Rektör Prof. Dr. Nazım Ekren, Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ile Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip Aslan birer konuşma yaptı.

İlk sözü alan Doç. Dr. Muzaffer Şeker, sempozyumla marka hukukunun önemli problemlerini gün yüzüne çıkarıp onları görünür ve bilinir kılmak istediklerini kaydetti. Şeker, “Bu bilgi şöleninde Türk iş adamları için çok önemli olan kanayan yaraya parmak basacağız. Mümkün olduğunca yaşanan sorunlara çözüm aramaya çalışacağız. Böyle bir organizasyonun gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyum,” dedi.

Daha sonra kürsüye çıkan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hasip Asan, markalaşmanın önemine, güçlü markalara ve yasalara değindi. Asan, “Güçlü markalar; hiç kuşkusuz güçlü bir altyapıya, uzun ve zahmetli çalışmalara, büyük maliyetlere gereksinim duymaktadır. Bütün bu çabaların sonucunda ortaya çıkan markaların, etkin bir şekilde korunması zaruridir. Marka taklitlerine karşı mücadelenin ve marka korumasının en etkin yolu, hiç kuşkusuz markaların tescil edilmesidir. Zira marka sahiplerine marka yasaları ile getirilen haklar ancak tescil yoluyla elde edilebilmektedir. Üretim ve pazarlamanın yapıldığı hedef pazarlarda, marka koruması elde etmeyen firma yöneticileri, üretimlerinin durdurulması, pazardaki mallarının toplatılması, tazminat hatta hapis cezası gibi risklerle karşı karşıya kalmaktadırlar,” diye konuştu.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Nazım Ekren de, marka korumasının şirketlerin korunması ve güvenliği konusunda çok önemli bir enstrüman olduğuna vurgu yaptı. Ekren, “Markalaşma üretilen mal veya hizmete kimlik kazandırma boyutudur. Kimlik kazandırmada da iki yönlü boyutu düşünmek lazım. Hem bu mal ve hizmeti üreten kişi veya kuruluşun hak ve hükümlülükleri var. Bunların ulusal ve küresel bazda nasıl korunacağını, hangi yöntemlerin izleneceğini takip etmek gerekir. Diğer yönden tüketiciye doğru sinyaller verecek bir içeriğin olması lazım. Böyle bakıldığında; markalaşma, sadece entelektüel sermayenin değil, sahip olunan bütün sermayelerin de korunma biçimiyle ilgili doğrudan bir özellik taşır. Şirketlerin güvenliği bakımından da önemli bir enstrümandır,” dedi.
 
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Eken ise konuşmasında dünyadaki markalaşma sürecinin önemli kilometre taşlarına değindi. Beynin sol tarafının rasyonel, sağ tarafının duygusal çalıştığını hatırlatan Erken, “Üretilen ürünler bir dönem daha çok beynin sol tarafına hitap ediyordu. Daha sonra beynin sağ tarafına da mesajı güçlendirici stratejiler geliştirildi. Şimdi böyle bir süreç var,” dedi. Ülkemizde fason üretimden marka üretime geçilmesi gerektiğini söyleyen Erken, “Marka,
21. yüzyıl
da hayati bir konu haline geldi. Bir markayı büyümek ve korumak çocuğu büyütüp, korumak kadar önemli. Korunmanın da uluslararası düzeyde olması gerekiyor. Bu noktada hukuk önemi daha da iyi anlaşılıyor. Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Merkezi’nin böyle bir ihtiyacı karşılamak için oluşturulduğunu kaydetti.
Açılışta son sözü alan Avukat Dr. Cahit Suluk da,
2011
yılında Türkiye’de 117.723 adet marka başvurusu yapıldığını, bununla da Avrupa birincisi olduğumuzu belirtti. Suluk’un yaptığı sunumda dikkat çeken veriler ise şunlar oldu:
 
Dünyanın en kıymetli 500 markası arasında İspanya’nın marka sayısı          : 10
Türkiye’nin marka sayısı : 0
Türkiye’deki en değerli 100 markanın toplam değeri : 27 milyar dolar
Değeri 1 milyar doların üstünde marka sayımız : 10
Apple’nin marka değeri : 70 milyar dolar
Türkiye’nin ilk 100 markası, yarım elma etmiyor.
Türkiye’de yaklaşık 60 bin ihracatçı firma var.
Her bir firmanın bir adet markası olsa büyük yol kat ederiz.
50 bin firma ise tescilsiz markayla ihracat yapıyor.
 
Sempozyumun oturum bölümlerinde de, yabancı katılımcıların katkılarıyla marka tescili ile dünyadaki örnek uygulamaları üzerinde duruldu.
 
Oturumlarda kimler hangi konulara değindi?
1. Gün

1. Oturum: Uluslararası Marka Tesciline İlişkin Madrid Sistemi
  • Antonina Stoyanova-Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü-Danışman
Madrid Sistemi’ne ülkelerin nasıl başvurdukları, usul ve esasa dair kurallar hakkında bilgi verdi. Bu sistemin markanın korunması ve tescilinde etkileri ve önemi anlatıldı. Ülkeler nezdinde problem oluştuğunda nasıl çözüme gidileceği değerlendirildi.
  • Yasemin Kenaroğlu-Avukat
Madrid Sistemi’nin Türkiye için önemi, neden lüzumlu olduğu ve Türkiye’deki marka sahiplerinin bu sistemden nasıl yararlandığı ele alındı. Bu sistemin avantaj ve dezavantajları ayrıca değerlendirildi. Türkiye nezdinde Türk marka sahibi olan firmaların bu sistemde karşılaştığı sorunlar örneklerle açıklandı.

2. Oturum: Amerika’da Marka Tescili ve Koruması
  • Matthew R. Mills-Avukat-Amerika Birleşik Devletleri
Amerika Birleşik Devletleri örnekleri ile Amerika’da marka tescili sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Madrid sistemi ile bağdaştığı noktaları değerlendirdi.
  • Dr. Cahit Paksoy-Paksoy Şirketler Grubu Başkanı
Amerika Birleşik Devletleri'nde marka tescili ve koruması hususunda bir Türk şirketi olarak neler yaptıklarını dile getirdi.
 
2.Gün
 
3. Oturum: Topluluk Marka Tescili ve Hak Sahiplerine Sağladığı Avantajlar
  • Stefan Martin-1. Temyiz Kurulu-Avrupa Topluluk Marka Ofisi Alicante-İspanya
Avrupa Topluluk Marka Ofisi’nin dünya çapında rolü, etkileri, avantajları ve getirdiği sistemin etkileri değerlendirildi. Bu sistemin özellikle maddi olarak avantajları ve usulü hakkında da ayrıntılı örnekler üzerinden bilgiler verildi.
  • Franca Acuto-Marka Vekili-İtalya
Topluluk Tasarım Tescili sistemine üye olan ülkelerden İtalya örneği üzerinden gidilerek davalar çerçevesinde uygulamaya dair açıklamalar yapıldı.
  • Sertaç Murat Köksaldı-Arçelik A.Ş., Arge Direktörlüğü, Fikri Haklar Yöneticisi
Gerek Türkiye’de gerekse de Avrupa’da en etkin markalardan olan Arçelik’in serüveni, bağlantılı olduğu ve tescillenen markaları, Avrupa’daki süreci ayrıntılı olarak değerlendirildi.
 
4. Oturum: Almanya’da Başarılı Marka Korumasının İpuçları
  • Björn Bahlmann-Almanya-Marka Vekili-Avukat
Almanya’da marka koruması ve tescili ile ilgili genel tablo ortaya koyularak nasıl sistemin işlediği ayrıntılarıyla açıklandı.
  • Özgül Koç Kahraman
Alman Türk Ticaret Odası’nın marka tescili ve korumasındaki önemli rolü üzerinde durularak etkisi ve faaliyetleri değerlendirildi.
 
5. Oturum: Japonya’da Marka Tescili ve Koruması
  • Hiromichi Aoki-Yuhasa-Hara-Japonya Marka Patent Vekili-Japonya
Japonya’da marka tescil ve koruma sistemi, bu sistemin zorluk ve kolaylıklarını anlattı ve  marka tescilinde incelenen hususları uygulama örnekleriyle izah etti.
  • Dr. İlker Özbay-Daiichi Sankyo İlaç Ticaret Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı
Daiichi Sankyo İlaç Ticaret Ltd. Şti. adlı ünlü ilaç şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı olan konuşmacımız hangi hususların markaları için ihlal olduğu hususunda önemli açıklamalar yaptı. Dünya çapında tanınan bu ilaç markasının Türkiye’de nasıl korunduğu hususunda önemli değerlendirmeler yaparak uygulamadan esprili ihlal örnekleri vererek konuşmasını tamamladı.