İNSAN VE TOPLUM
BİLİMLERİ FAKÜLTESİ
Sosyoloji Bölümünün Uluslararası Göç Araştırmaları Sempozyumu 2 Aralık 2022’de Gerçekleştirildi

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Neuchatel üniversitesinin (İsviçre) ortaklaşa gerçekleştirdiği “Göç araştırmaları: mutfağı, aktarımı ve etkileri” maşlıklı sempozyum geniş bir katılımla 2 Aralık 2022 de Sütlüce kampüsünde gerçekleştirildi.

Rektör yardımcısı Sayın Elçin Aykaç Alp ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Sayın Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun açılış konuşmalarında göç alanında yapılan araştırmaların önemi ve üniversitemizin bu konudaki hassasiyetini vurguladığı sempozyum, şimdiye kadar çok az üzerinde durulan bir alan olan araştırma metotlarının tartışılması için önemli bir fırsat yarattı.

Doç. Dr. Mustafa Poyraz ve Neuchatel üniversitesinden Dr. İbrahim Soysüren, bu inisiyatifin organizatörleri olarak sempozyumun hedefleri ve çalışmanın içeriği konusundaki yaklaşımlarını paylaştılar. Üç oturumdan oluşan çalışmanın amacı olarak araştırma sürecinin, araştırmayı aktarma biçiminin ve etkilerinin bir bağlantı içerisinde ele alınacağının altı çizilerek, her oturumun konuya farklı perspektiflerden bakacağının altı çizildi.

Birinci oturumda, Dr. İbrahim Soysüren, Lülüfer Körükmez (Göç araştırmaları derneği) ve Emel Coşkun (ODTÜ), göç konusunda yapılan çalışmanın mutfağını öne çıkararak, araştırmanın başlama ve ilerleme süreci boyunca araştırmacının aldığı veya alması gereken pozisyonu irdelediler. Saha çalışmasının incelikleri ve görüşmeler sırasında dikkat edilmesi gereken etikle ilgili noktalara dikkate çekilerek, konunun hassaslığı ve veri toplama konusundaki zorluklar dile getirildi. Özellikle görüşülen kişilerle kurulacak eşit temelli ilişkilerin önemi vurgulanarak, araştırma sırasında ortaya çıkabilecek hierarşik durumların araştırma açısından ne kadar tehlikeli olduğunun altı çizildi. Veri toplamanın objektifliği ve araştırmacının bu konuda göstermesi gereken esnek yaklaşım örneklerle açıklandı.

Ahu Paköz Türkeli’nin (İstanbul Ticaret Üniversitesi) moderatörlüğünde çalışmasına başlayan ikinci oturumun ana meselesi  ise yapılan bir araştırmanın pratiğe nasıl ve hangi yollarla aktarıldığı idi. Pro. Dr. Selmin Kaşka (marmara Üniversitesi), Prof. Dr. Abdoul Hameth Ba (Evry Val d’Essonne Saclay üniversitesi Fransa)  ve Mustafa Poyraz’ın (İstanbul Ticaret Üniversitesi)  katıldığı bu oturumda, çalışmanın aktarılma sürecinde kullanılan araçlar ve bu araçlar kullanılırken ortaya çıkan sorunların altı çizilerek, araştırmanın niteliğiyle farklı aktörlere ulaştırılması konusunda oluşan güçlükler eleştirel bir süzgeçten geçirilerek ele alındı. Öncelikle, araştırmanın sonuçlarının aktarımı için çoğu zaman gözden kaçırılan en temel meselenin bizzat araştırmacıların oluşturduğu ortak tartışma alanları oluşturma konusunda gösterilen isteksizlik olduğu vurgulandı. Her hangi bir araştırmanın değerinin ancak o konuda araştırma yapan sosyal bilimciler tarafından anlaşılabileceğinin altı çizildikten sonra araştırmaların aktarımının en klasik yolunun rapor ve kitap yayını olduğu belirtildi. Göçmen kadın ticareti üzerine yapılan alan çalışmasından verilen örnekler, araştırmaların kamuoyu oluşturmada ne kadar etkili olabileceğini göstermesinin yanında, araştırmanın sonuçlarının basın tarafından yansıtılma biçiminin önemini de  göstermektedir.

Bu oturumda ele alınan başka bir konu da araştırmayla eylem arasındaki ilişki oldu. Araştırma sahasında oluşacak olan teori pratik etkileşimi veya eylem araştırma ilişkisinin nitelikli araştırmanın can damarlarından biri olduğu vurgulanarak bizzat araştırmadan çıkan sonuçların direk olarak sahadaki aktörlerle paylaşılmasının önemi üzerinde duruldu. Paris banliyölerinde yapılan alan çalışmasından deneyimlenen eylem araştırma süreci örnek verilerek sahayı hissetmenin ve bilgiyi derin bir paylaşım sürecinde oluşturmanın önemi vurgulandı.

Üçüncü oturumun konusu ise göç araştırmalarının etkileri üzerine idi. Prof. Dr. Ahmet Korkut Tuna’nın  (İstanbul Ticaret Üniversitesi) moderatörlüğünü yaptığı bu oturumda Pro. Dr. Ayhan Kaya (Bilgi Üniversitesi), Doç. Dr. Didem Danış (Galatasaray Üniversitesi) ve Pro. Dr. Şükrü Aslan’ın (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) katıldığı bu oturumda da çok değişik açılardan araştırmanın etkileri tartışıldı. “İçerden biri” tarafından yapılan araştırmanın etkilerinin çok daha farklı ve derin olacağı konusu geniş bir şekilde tartışıldı. Birinci oturumla bağlantılı olarak, “içerden biri” tarafından yapılan çalışmaların etkileri ve sakıncaları da tartışma konusu oldu. Bir yandan, nitelikli verilere ulaşabilmek için, çalışılan alanla çalışmacının aynı aidiyete sahip olmasının getirdiği avantajlar tartışılırken, bir yandan da araştırmacının saha ile yakın ilişkisinin getirebileceği sıkıntılar tartışmaya açıldı. Özellikle de, yakın tarihin sosyolojik ve siyasal boyutlarını anlamak, açısından sözlü tarih çalışmasından gelen verilerin önemi vurgulandı.

Pro. Dr. Necmettin Doğan (İstanbul Ticaret Üniversitesi)  ve Dr. İbrahim Soysüren’in yaptıkları genel bir değerlendirmeyle sempozyum sonlandı. Sempozyumun en dikkat çeken yanlarından biri olarak, tartışmanın canlılığı ve katılımcılar arasındaki interaksiyondu. Göç alanına dair farklı görüşlerin, taşınan farklı argümanlarla beslenmesi ve karşılaştırılması belki de etkinliğin en özgün yanıydı.