Jean Monnet Kürsüsü tarafından düzenlenen “Avrupa Birliği Ekonomik Entegrasyonu ve Ekonomik Dönüşümü” başlıklı seminer, İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde yoğun katılım ve yüksek ilgiyle gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında, Avrupa Birliği’nin ekonomik bütünleşme süreci ve dönüşüm dinamikleri; akademi, kamu ve politika perspektiflerinden çok boyutlu bir çerçevede ele alındı.

Seminerin açılış konuşmaları, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek ile Jean Monnet Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Betül Gür tarafından yapıldı. Açılışta, Avrupa Birliği’nin ekonomik entegrasyon sürecinin küresel ticaret, sanayi politikaları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle olan ilişkisine dikkat çekilirken; üniversitelerin bu alanda bilgi üretimi, politika tartışmalarına katkı sunma ve genç araştırmacıların yetiştirilmesindeki rolü vurgulandı.
Seminerin moderatörlüğünü, İstanbul Ticaret Üniversitesi AB Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Uğur Yasin Asal üstlendi. Oturum boyunca, Avrupa Birliği’nin mali iş birliği mekanizmaları, ticaret ve sanayi politikaları ile uluslararası anlaşmaların ekonomik dönüşüm sürecindeki etkileri güncel örnekler üzerinden değerlendirildi.
Etkinlik kapsamında; Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İş Birliği ve Proje Uygulamaları Genel Müdürü Bülent Özcan, İKV Eski Kıdemli Araştırmacısı Sema Gençay Çapanoğlu, T.C. Ticaret Bakanlığı AB ve Uluslararası Anlaşmalar Genel Müdür Yardımcısı Fatma Canan Nilüfer Dora, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Üstün ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Uzmanı Tuba Demir Doğan sunumlarını gerçekleştirdi. Konuşmalarda, Avrupa Birliği’nin ekonomik entegrasyon sürecinin kamu politikaları, özel sektör uygulamaları ve uluslararası iş birlikleri üzerindeki yansımaları ele alındı.
Yoğun ilgiyle takip edilen seminer, Avrupa Birliği’nin dönüşüm sürecinin yalnızca ekonomik göstergelerle değil, aynı zamanda kurumsal yapı, politika tasarımı ve çok paydaşlı yönetişim anlayışıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarken; katılımcılarda Avrupa Birliği politikaları ve Türkiye–AB ilişkileri bağlamında güçlü bir farkındalık oluşturdu.

