İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin iş birliğiyle düzenlenen panelde, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkiler tarihsel köklerinden günümüze uzanan süreçte siyasi, ekonomik ve stratejik boyutlarıyla ele alındı; iki ülke arasındaki iş birliğinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmeler paylaşıldı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi, İstanbul Üniversitesi Afrika Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Afrika Araştırmacılar Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Geçmişten Günümüze Türkiye–Somali İlişkileri” panelinde, iki ülke arasındaki ilişkiler tarihsel, siyasi ve stratejik boyutlarıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi. İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda gerçekleştirilen panel, Afrika Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Aydın Özkan moderatörlüğünde düzenlendi. Programa; İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kavas, Emekli Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Somali Öğrenci Birliği Başkan Yardımcısı Hasan Moustafa Abdirashid, Türkiye’nin eski Mogadişu Büyükelçisi Mehmet Yılmaz ve AA Afrika Haberleri Müdürü Dr. Gökhan Kavak konuşmacı olarak katıldı.

TARİHSEL DERİNLİK VE STRATEJİK BOYUT VURGUSU
Panelde konuşan Prof. Dr. Ahmet Kavas, Türkiye–Somali ilişkilerinin Osmanlı dönemine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, Somali’de güçlü ve merkezi bir devlet yapısının önemine dikkat çekti. 1884 sonrası sömürge süreciyle birlikte ülkenin fiilî işgallere maruz kaldığını ifade eden Prof. Dr. Kavas, Türkiye’nin Somali’ye yönelik ilgisinin 2008 yılında belirginleştiğini, 2011 yılı itibarıyla ise sahada somut adımların atıldığını vurguladı.
Türkiye’nin bugün yalnızca sürece dahil olan bir aktör değil, aynı zamanda algı oluşturan bir güç haline geldiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Kavas, ilişkilerin geleceğe dönük önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti.

AFRİKA’NIN TARİHSEL DÖNÜŞÜMÜ VE BÖLGESEL DENGELER
Doç. Dr. Aydın Özkan ise değerlendirmelerinde Afrika’nın tarihsel dönüşüm sürecine odaklandı. Etiyopya’nın tarihsel süreçte Somali’nin kuzeyine kadar ilerlediğini belirten Doç. Dr. Özkan, Berlin Konferansı sonrasında Afrika’nın paylaşım sürecine değinerek Osmanlı’nın bölgedeki varlığına dikkat çekti. Özellikle Ogaden Bölgesi üzerinden Somali–Etiyopya ilişkilerinin şekillendiğini ifade eden Doç. Dr. Özkan, Türkiye’nin Somali ile olan ilişkilerinde tarihsel bağların önemli bir zemin oluşturduğunu dile getirdi.
İNSANİ YARDIMDAN STRATEJİK ORTAKLIĞA
Hasan Moustafa Abdirashid, Türkiye–Somali ilişkilerinin özellikle 2011 sonrası dönemde önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtti. Başlangıçta insani yardım temelli olan ilişkilerin zamanla stratejik bir ortaklığa dönüştüğünü ifade eden Abdirashid, Türkiye’nin eğitim, askerî iş birliği ve teknoloji alanlarında Somali’ye önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Türkiye’nin Somali’yi yalnızca yardım alan bir ülke olmaktan çıkararak eşit bir ortak haline getirmeyi hedeflediğini belirten Abdirashid, Somali bayrağını taşıyan bir geminin denize indirilmesini bu sürecin sembolik bir göstergesi olarak değerlendirdi.

SAĞLIK VE GÜVENLİK ALANINDA SOMUT KATKILAR
Dr. Gökhan Kavak, Somali’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, bir dönem Eş-Şebab tehdidi altında olan bölgelerde bugün daha güvenli bir ortamın oluştuğunu ifade etti. Türkiye’nin Mogadişu’da kurduğu Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi’nin yalnızca sağlık hizmeti sunmakla kalmadığını, aynı zamanda doktor ve cerrah yetiştiren bir eğitim merkezi niteliği taşıdığını vurgulayan Dr. Gökhan Kavak, Türkiye’nin sahadaki çok yönlü katkılarına dikkat çekti.

DENİZ GÜVENLİĞİ VE BÖLGESEL İSTİKRAR
Prof. Dr. Cihat Yaycı ise konuşmasında Somali açıklarında yaşanan korsanlık faaliyetlerine değinerek, bu durumun temelinde yabancı ülkelerin yasa dışı balıkçılık faaliyetlerinin yer aldığını ifade etti. Yerel halkın geçim kaynaklarının zarar görmesinin bu süreci tetiklediğini belirten Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin bölgede üstlendiği rolün önemine dikkat çekti.
Panelde ayrıca Bâbülmandep Boğazı’nın küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından taşıdığı stratejik önem vurgulanırken, 2024 yılında Türkiye ile Somali arasında imzalanan deniz güvenliği anlaşmasının bölgesel istikrar açısından kritik bir adım olduğu ifade edildi. Panel hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

