Haberler

Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ten Yeni Kitap: “Çocuklar Medyatik Gerçeklik İçinde Aidiyetlerini Kaybediyor”

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk, yeni kitabı Transformasyon Sürecinde Çocuk ve Medyatik Hafıza’da teknolojik dönüşümün çocukların hafıza, kimlik ve aidiyetleri üzerindeki etkisini ele aldı. Şentürk, çocukların küçük yaşlardan itibaren medya ve dijital mecralar aracılığıyla şekillenen bir gerçeklik içerisinde büyüdüğüne dikkat çekerek, aileleri ve toplumu çocukların medya kullanımına karşı daha bilinçli olmaya çağırdı.

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün yeni kitabı Transformasyon Sürecinde Çocuk ve Medyatik Hafıza, Uzam Yayınları tarafından okuyucuyla buluştu. 346 sayfalık çalışma, teknolojik dönüşüm sürecinde çocukların konumunu; medya, hafıza, kimlik ve toplumsal aidiyet ilişkisi üzerinden ele alıyor.

Şentürk ayrıca kitabında, modern Batı düşüncesinin nihilizm, hiçlik, kaygı, korku ve şiddet kültürüyle kurduğu ilişkiyi tarihsel bir arka plan içinde inceleyerek, bu zihinsel dönüşümün çocuk anlatılarına nasıl yansıdığını sorguluyor.

Prof. Dr. Şentürk, kitabı kaleme alma fikrinin teknolojik gelişmelerin bireysel ve toplumsal hayatı hızlı biçimde dönüştürmesi üzerine yürütülen tartışmalarda çocukların çoğu zaman göz ardı edildiğini fark etmesiyle ortaya çıktığını belirtti. Teknolojik dönüşümün genellikle yetişkinler üzerinden değerlendirildiğine dikkat çeken Şentürk, çocukların, gençlerin ve kadınların bu dönüşüm içerisinde nasıl konumlandığının da sorgulanması gerektiğini ifade etti.

 

Şentürk, kitabın çıkış noktasını şu sözlerle anlattı:

 

“Bütün bu tartışmaları yaparken farkına vardıysanız eğer, yetişkin insanlar olarak meseleleri ele almak ve o şekilde birtakım kestirimlerde bulunmak istiyoruz. Fakat bu arada unutulan bir şey var. Mesele sadece yetişkin insanların teknolojik dönüşüm sürecinde nereye evrileceği, nasıl bir gelecekle ileride yüzleşeceği sorusu değil. Aynı zamanda çocuklar da var, kadınlar da var, gençler de var. Bunlar ne olacak?”

 

“Çocukların hafızası artık medyatik gerçeklik içinde şekilleniyor”

 

Kitabında özellikle çocukların medya ile kurduğu ilişkiye odaklanan Şentürk, çocukların çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonu, televizyon ve sosyal medya gibi mecralarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Bu durumun çocukların hafızalarının yanı sıra gerçeklik algılarını, kimliklerini ve toplumsal aidiyetlerini de etkilediğini söyledi.

 

Şentürk, çocukların kendi toplumlarının tarihsel hafızası, gelenekleri ve değerleriyle kurduğu bağın zayıflaması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlara dikkat çekerek, medyanın sunduğu kurgusal dünyaların çocukların gerçeklik algısında giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.

 

“Çocuklar artık çok küçük yaşlardan itibaren cep telefonlarına, televizyonlara, sosyal medya mecralarına muhatap olabiliyorlar ve onlar üzerinden hafızaları şekilleniyor. Gerçeklik algıları şekilleniyor, kimlikleri ve psikolojileri ona göre şekilleniyor.”

 

Çocukların toplumsal ve tarihsel hafızadan uzaklaşarak medyatik bir gerçeklik içerisinde kimlik oluşturmaya çalıştığını belirten Şentürk, bu durumun yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, toplumsal hayat açısından da sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.

 

Şentürk, “Çocuklar özellikle küçük yaşlardan itibaren içinde yaşadıkları toplumdan, geleneklerinden, tarihsel hafızasından ve karakteristik özelliklerinden koptuklarında kimliklerini ve aidiyetlerini yitiriyorlar” dedi.

 

“Çocukların medya kullanımında ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor”

 

Prof. Dr. Rıdvan Şentürk, kitabın özellikle gençler ve aileler açısından taşıdığı mesaja da dikkat çekti. Ailelerin çocuklarını dijital ve görsel mecralarla erken yaşlarda kontrolsüz biçimde karşı karşıya bırakmaması gerektiğini belirten Şentürk, öncelikle ebeveynlerin medya kullanımı konusunda bilinçlenmesi gerektiğini ifade etti.

 

Çocukların medya kullanımında ailelerin eşlik edici ve seçici bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini söyleyen Şentürk, çocukların kendi toplumlarının kültürel ve tarihsel hafızasıyla bağ kurabilecekleri bir günlük yaşam düzeninin oluşturulmasının önemine değindi.

 

Şentürk, çocukların sanat, müzik ve kitapla erken yaşlarda buluşturulması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

 

“Mutlak surette çocukların sanat eğitimini almalarını sağlamaları, müzikle, bizim toplumsal hafızamızı ve kimliğimizi yansıtan Türk müziğiyle özellikle bağ kurmalarını temin etmeleri ve mutlaka onları düşünmeye sevk edecek, içinde yaşadıkları dünyayı ve teknolojik gelişmeleri sorgulamalarını sağlayacak kitapla, okumayla buluşturmaları gerekiyor.”

 

“Çocukların en azından 18 yaşına kadar bu dünyadan uzak durmaları gerektiğini düşünüyorum”

 

İletişim ve medya alanında çalışan bir akademisyen olarak çocukların dijital dünyayla ilişkisine yönelik yaklaşımının ilk bakışta çelişkili görülebileceğini belirten Şentürk, buna rağmen medya araştırmaları açısından vardığı sonucun bu yönde olduğunu söyledi.

 

Şentürk, çocukların küçük yaşlardan itibaren görsel ve sanal dünyanın etkisinden mümkün olduğunca uzak tutulması gerektiğini savunarak, kitap, müzik, sanat ve düşünme faaliyetlerinin çocukların gelişiminde daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.

 

“Belki iletişimci bir kişinin, benim gibi görsel ve sanal dünyadan mutlak suretle kaçmak ve uzak durmak, sanata, müziğe ve okumaya, kitaplara geri dönmek zorunda olduğumuzu söylemesi çelişki gibi gözükebilir. Ama bizzat işin içinde olan birisi olarak, yani iletişimci ve medya araştırmaları yapan birisi olarak söylüyorum. Özellikle çocukların en azından 18 yaşına kadar bu dünyadan mutlak suretle uzak durmaları gerektiğini düşünüyorum.”

 

Şentürk, çocukların medya ve teknolojiyle ilişkisini yalnızca ailelerin sorumluluğu olarak görmediğini de vurguladı. Dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının da bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Şentürk, teknolojik gelişmelere uyum sağlama çabasının çocukların kontrolsüz biçimde görsel ve sanal dünyaya yönlendirilmesine dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

 

Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün Transformasyon Sürecinde Çocuk ve Medyatik Hafıza adlı kitabı, çocuğun tarihsel hafızadan koparak medyatik hafızanın etkisi altında şekillenmesini ele alırken; medya, kültür, eğitim, aile, kimlik ve toplumsal aidiyet arasındaki ilişkiyi tartışmaya açıyor. Kitapta ayrıca çocuk anlatıları, sinema, animasyonlar, televizyon, oyunlar ve dijital kültürün çocukların dünyasına etkisi farklı boyutlarıyla değerlendiriliyor.

DİĞER Haberler

2 Ekim 2026
İletişim Fakültesinde 2026–2027 Akademik Yılı Akademik Kurul Toplantısı Gerçekleştirildi 23 Eylül 2026
İletişim Fakültesi 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Oryantasyon Programı Gerçekleştirildi 23 Eylül 2026
Tek Festivalden Üç Ödül: “Zamanın Ustaları” Internatıonal Movıe Awards’tan Ödüllerle Döndü 15 Eylül 2026
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğrencilerinin Marmara Hikâyesi “Maviye Tutunanlar” Adalar’da Birinci Oldu: Sıfır Atık Farkındalığına Dikkat Çekiyor 15 Eylül 2026
Zamanın Ustaları Belgeseli, Bulgaristan’ın Sofya Kentinde Düzenlenen 7. Fotofilm Internatıonal Short Film Festival’de Natıonal Documentary Short Film Kategorisinde Birincilik Ödülüne Layık Görüldü 9 Temmuz 2026
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğrencisi Fotoğraf Yarışmasında Üçüncü Oldu 9 Temmuz 2026
İtalik Dergisi’nin 37. Sayısı Okurlarla Buluştu 22 Haziran 2026
İletişim Fakültesi Mezunları Geleneksel Buluşmada Bir Araya Geldi 22 Haziran 2026
Kelimenin İzinde Programında Şiir ve Romanın İzleri Sürüldü
WhatsApp