İstanbul Ticaret Üniversitesi Sürdürülebilirlik Topluluğu ile İşletme Fakültesi İktisat Bölümü öncülüğünde, farklı üniversitelerden öğrenci toplulukları ve çeşitli kurumların katkılarıyla hayata geçirilen “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Eğitim Programı”nın dördüncü modülünde; eşitsizliklerin azaltılmasından karasal ve su ekosistemlerinin korunmasına, küresel ortaklıklardan sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar birçok başlık alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Çok paydaşlı yapısıyla dikkat çeken programda, sürdürülebilir kalkınma hedefleri disiplinler arası bir bakış açısıyla değerlendirildi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Sürdürülebilirlik Topluluğu ile İşletme Fakültesi İktisat Bölümü öncülüğünde, farklı üniversitelerden öğrenci toplulukları ve çeşitli kurumların katkılarıyla gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Eğitim Programı”nın dördüncü modülünde; eşitsizliklerin azaltılmasından karasal yaşamın korunmasına, sudaki yaşamdan küresel ortaklıklara kadar birçok başlık akademisyenler, kamu temsilcileri, sektör uzmanları ve öğrencilerin katılımıyla ele alındı. Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de gerçekleştirilen programda, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri çok disiplinli bir bakış açısıyla değerlendirildi.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Sürdürülebilirlik Topluluğu ile İşletme Fakültesi İktisat Bölümü iş birliğinde yürütülen program kapsamında; SKA-17 Amaçlar İçin Ortaklıklar, SKA-15 Karasal Yaşam, SKA-10 Eşitsizliklerin Azaltılması ve SKA-14 Sudaki Yaşam başlıkları alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Kamu kurumları, akademi, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ORTAK SORUMLULUK BİLİNCİYLE ELE ALINMALI”
Programın açılış konuşmasını İşletme Fakültesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Betül Gür gerçekleştirdi. Konuşmasında sürdürülebilir kalkınma düşüncesinin tarihsel gelişimine değinen Prof. Dr. Betül Gür, 1971 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı’ndan başlayarak sürdürülebilirlik kavramının küresel ölçekte nasıl şekillendiğini anlattı. Prof. Dr. Gür, 1987 yılında yayımlanan Brundtland Raporu’nda sürdürülebilir kalkınmanın “gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılama imkanından ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılamak” olarak tanımlandığını hatırlatarak, bu yaklaşımın günümüzde de geçerliliğini koruduğunu ifade etti.
Birleşmiş Milletler’in 2015 yılında kabul ettiği 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve 17 sürdürülebilir kalkınma amacının artık yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun her kesiminin ortak sorumluluğu haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Betül Gür, dört farklı üniversitenin öğrenci topluluklarının ortak bir eğitim modeli etrafında buluşmasının önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi. Eğitim programının farkındalığı artırmayı, disiplinler arası diyaloğu güçlendirmeyi ve farklı sektörlerden paydaşları ortak bir zeminde buluşturmayı amaçladığını belirten Prof. Dr. Gür, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ancak ortak akıl ve iş birliğiyle hayata geçirilebileceğine dikkat çekti.

“ORTAK BİR GELECEK ANCAK İŞ BİRLİĞİYLE İNŞA EDİLEBİLİR”
Prof. Dr. Betül Gür, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yalnızca teorik kavramlar olmadığını belirterek kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumun aynı çatı altında buluşmasının ortak gelecek açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. SKA-17 Amaçlar İçin Ortaklıklar başlığının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gür, finans, teknoloji, ticaret ve kapasite geliştirme alanlarında kurulacak güçlü iş birliklerinin küresel hedeflere ulaşmada kritik rol oynadığını ifade etti.
Prof. Dr. Gür konuşmasının sonunda öğrencilere de seslenerek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yalnızca birer kavram değil, gezegene ve insanlığa verilen ortak sözler olduğunu ifade etti. Öğrencilerin ortaya koyduğu iş birliği kültürünün ve üretme isteğinin umut verici olduğunu belirten Prof. Dr. Gür, “On yedi sürdürülebilir kalkınma amacı yalnızca birer hedef değil, gezegenimize ve birbirimize verdiğimiz sözlerdir” dedi.

AMAÇLAR İÇİN ORTAKLIKLAR MASAYA YATIRILDI
Programın ilk oturumu “SKA-17 Amaçlar İçin Ortaklıklar” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü eğitmen Cantekin Ertekin’in yaptığı oturumda; İstanbul Ticaret Üniversitesi AB Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Uğur Yasin Asal, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde uluslararası iş birliklerinin mevcut yapısını ve geleceğini değerlendirdi.
Doğuş Teknoloji Ofis İş İlişkileri Yönetimi ve Sürdürülebilirlik Grup Müdürü Esra Adalı Ayas, teknoloji entegrasyonu ve sürdürülebilir kurumsal dönüşüm süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (Türkçe) Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ayfer Genç Yılmaz ise iklim değişikliğinin uluslararası güvenlik politikaları üzerindeki etkilerini ele aldı. EZY SuperApp Inc. & Prosstudio Yazılım AŞ Kurucusu Cihan Sarı da yapay zekâ teknolojileri ile sivil toplum çalışmalarının sürdürülebilir kalkınma süreçlerindeki rolüne ilişkin sunum gerçekleştirdi.

KARASAL YAŞAM VE BİYOÇEŞİTLİLİK KONUŞULDU
“SKA-15 Karasal Yaşam” başlıklı ikinci oturumun moderatörlüğünü Tarım ve Orman Bakanlığı Beyoğlu İlçe Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Emine Sandık üstlendi. Oturumda Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Şube Müdürü Volkan Bektaş, sulak alanların korunması, biyolojik çeşitlilik ve doğa koruma politikalarına ilişkin bilgi verdi.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vedat Beşkardeş, Türkiye’de yaban hayatının korunmasına yönelik sürdürülebilirlik politikalarını teknik boyutlarıyla değerlendirdi. Doğasever Ali Umut Usta ise bireysel sürdürülebilir yaşam pratikleri ve doğa farkındalığı üzerine deneyimlerini paylaştı.

EŞİTSİZLİKLERİN AZALTILMASINDA EKONOMİK POLİTİKALAR ELE ALINDI
Programın üçüncü oturumu “SKA-10 Eşitsizliklerin Azaltılması” başlığıyla düzenlendi. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İktisat Bölümü’nden Dr. Hüseyin Can Hacıbebekoğlu’nun yaptığı oturumda, gelir eşitsizliği ve finansal mekanizmalar farklı yönleriyle değerlendirildi.
Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Ünveren, gelir adaletsizliğinin ekonomik ve toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Recep Ali Küçükçolak ise eşitsizliklerin azaltılmasında finansal araçların ve fon mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

DENİZ EKOSİSTEMLERİNİN KORUNMASI GÜNDEMDEYDİ
“SKA-14 Sudaki Yaşam” başlıklı son oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Betül Gür yaptı. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, Türkiye denizlerindeki biyolojik kaynakların bilimsel ve biyoteknolojik potansiyeline ilişkin sunum gerçekleştirdi. Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Uzman Yardımcısı Elif Kahraman, Marmara Denizi’nin mevcut ekolojik yapısı ve koruma çalışmaları hakkında bilgi verdi. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Sadettin Doğu ise yasadışı balıkçılıkla mücadele kapsamında yürütülen teknik ve hukuki süreçleri anlattı. 1. Sınıf Sanayi Dalgıcı Sevgi Uztemur da su altı yaşamında karşılaşılan çevresel tehditleri saha deneyimleri üzerinden katılımcılarla paylaştı.
ÇOK PAYDAŞLI AKADEMİK İŞ BİRLİĞİ
Program sonunda katılımcılar, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yalnızca teorik düzeyde değil, kamu politikaları, teknoloji, çevre yönetimi ve toplumsal sorumluluk alanlarında da çok boyutlu şekilde ele alınması gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, farklı üniversitelerden akademisyenler ile kamu kurumları ve sektör temsilcilerinin aynı platformda buluşması disiplinler arası akademik iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak değerlendirildi.
