Üniversitemizde düzenlenen “Medeniyet Tasavvuru Bağlamında Osmanlı Külliyesi” başlıklı programa konuşmacı olarak Prof. Dr. Sadettin Ökten katıldı. Prof. Dr. Ökten, Osmanlı külliyesini yalnızca bir yapı topluluğu değil, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mekâna yansıması olarak değerlendirdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Topluluğu tarafından düzenlenen “Medeniyet Tasavvuru Bağlamında Osmanlı Külliyesi” başlıklı program, Hezarfen Kampüsü Küçükyalı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sadettin Ökten’in konuşmacı olarak yer aldığı etkinlik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Murat Erdal Dere’nin moderatörlüğünde yapıldı. Programa Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Hanifi Parlar ile Prof. Dr. Berk Ayvaz, Meslek Yüksekokulu Müdürümüz Doç. Dr. Muhammet Ceylan, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcımız Dr. Öğr. Üyesi Sacide Akın ile bölüm başkanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

KÜLLİYE BİR YAPILAR TOPLULUĞUNDAN FAZLASI
Konuşmasında Osmanlı külliyesinin yalnızca cami, medrese, çarşı, hastane ya da farklı yapılardan oluşan fiziksel bir bütün olmadığını belirten Prof. Dr. Sadettin Ökten, bu yapının arkasında güçlü bir dünya görüşü bulunduğunu ifade etti. Mimariyi yalnızca teknik bir üretim alanı olarak değil, aynı zamanda bir değerler sisteminin görünür hâle gelmesi olarak değerlendiren Prof. Dr. Ökten, bir topluma ait mimari eserlerin, o toplumun hayata, insana ve varlığa bakışını yansıttığını belirtti.
Prof. Dr. Ökten, Osmanlı külliyesinin merkezinde tevhid düşüncesinin yer aldığını vurgulayarak, bu anlayışın birlik, bütünlük ve uyum fikrini öne çıkardığını söyledi. Cami etrafında şekillenen külliye düzeninin, hayatın farklı alanlarını birbirinden koparmadan bir bütün içinde bir araya getirdiğini dile getiren Prof. Dr. Sadettin Ökten, ibadetin, eğitimin, sosyal hayatın ve günlük ihtiyaçların aynı medeniyet ufku içerisinde karşılandığını dile getirdi.

MEKÂNIN RUHUNU BELİRLEYEN ŞEY ANLAM DÜNYASIDIR
Programda, mimaride yalnızca yapının kendisinin değil, o yapı içinde gerçekleşen hayatın da önemli olduğuna dikkat çekildi. Prof. Dr. Sadettin Ökten, bir mekânın gerçek anlamının ancak içindeki ritim, hareket, ibadet, eğitim ve insan ilişkileriyle birlikte kavranabileceğini belirtti. Özellikle cami mekânının, cemaat duygusunu güçlendiren ve kişiyi daha büyük bir bütünün parçası hâline getiren bir düzen taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Ökten, külliyenin bu yönüyle hem fiziksel hem de manevi bir merkez işlevi gördüğünü anlattı.
MODERN ŞEHİRCİLİK İLE KÜLLİYE ANLAYIŞI ARASINDAKİ FARKLAR
Prof. Dr. Sadettin Ökten, modern şehirlerin büyük ölçüde ihtiyaç, verimlilik ve işlev merkezli bir anlayışla kurulduğunu; buna karşılık külliyelerin insanı sadece fiziksel ihtiyaçlarıyla değil, zihni ve duygusal boyutlarıyla birlikte ele aldığını belirtti.
Modern dönemde gökdelenler, alışveriş merkezleri ve büyük ölçekli yapılar arasında sıkışan insanın çoğu zaman nesneleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ökten, Osmanlı külliyesinde ise insanın merkeze alındığını ve mimarinin insanı ezmeyen, aksine ona yön veren bir ölçü duygusuyla şekillendiğini anlattı. Prof. Dr. Sadettin Ökten, geçmişte inşa edilen bu yapıların bugüne sadece nostaljik birer hatıra olarak değil, insan ölçeğini ve hayat bütünlüğünü hatırlatan önemli örnekler olarak taşındığını vurguladı.

NSANIN MADDİ, ZİHNİ VE DUYGUSAL İHTİYAÇLARINA CEVAP VEREN BİR DÜZEN
Konuşmasında insanın temel ihtiyaçlarını maddi, zihni ve duygusal olmak üzere üç başlıkta değerlendiren Prof. Dr. Sadettin Ökten, külliyelerin bu üç alanı da kuşatan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Çarşıların maddi ihtiyaçlara, mektep ve medreselerin zihni ihtiyaçlara, cami ve manevi atmosferin ise duygusal ihtiyaçlara karşılık verdiğini belirten Prof. Dr. Ökten, bu nedenle külliyelerin yalnızca mimari değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir düzen sunduğunu söyledi.
Bu yapının arkasında ortak bir anlam dünyası bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sadettin Ökten, İslam medeniyetinde bilginin, estetiğin ve hayat düzeninin aynı kaynağa dayandığını; bu bütünlüğün de mimari eserlerde açık biçimde hissedildiğini belirtti.
Programın sonunda Prof. Dr. Hanifi Parlar ile Prof. Dr. Berk Ayvaz tarafından Prof. Dr. Sadettin Ökten’e plaket takdim edildi. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
