İLETİŞİM FAKÜLTESİ
‘‘İletişim Çalışmalarında Hikâye Anlatıcılığı’’ Yayımlandı!

Editörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Dr. Erdem Tatlı’nın yaptığı “İletişim Çalışmalarında Hikâye Anlatıcılığı” başlıklı kitap raflardaki yerini aldı. Hikâye anlatıcılığı konusunun iletişimin farklı alanları bağlamında incelendiği kitapta on bir bölüm bulunuyor.

Kitapla ilgili merak edilenleri editör Dr. Erdem Tatlı’ya sorduk.

Kitabınızın konusunu kısaca anlatabilir misiniz?

Kitabımız uzun bir hazırlık sürecinin ardından 2021’in sonlarında okuyucuyla buluştu. Bu çalışmada niyetimiz hikâye anlatıcılığı kavramını iletişim çalışmalarının farklı disiplinlerinde inceleyerek okuyucuya tanıtmaktı. Bu bağlamda kitabımız hikâye anlatıcılığına farklı bakış açılarıyla yaklaşarak zengin bir içerik sunmayı hedefliyor.

Hikâye anlatıcılığı kavramından ne anlamalıyız?

Hikâye anlatıcılığı kadim kültürümüzün çok önemli bir parçası. Binlerce yıldır insan toplulukları dünyayı anlamlandırmak, bilgiyi paylaşmak, eğlenmek gibi çok çeşitli sebeplerle hikâyeler oluşturmuş ve nesilden nesle aktarmış. Bu gelenek günümüzde de biçim değiştirerek devam etmekte. Biz de bu çalışmada günümüzde hikâye anlatıcılığının iletişim biliminin farklı alanlarında ne şekilde varlığını sürdürdüğünü incelemek istedik.

Hikâye anlatıcılığı konusunu iletişim çalışmalarının hangi alanları bağlamında incelediniz?

İletişim çalışmaları oldukça geniş bir yelpazeye sahip olmakla birlikte kitapta yer verdiğimiz bölümler alanın öne çıkan disiplinlerini kapsamakta. Bunlar reklamcılık, halkla ilişkiler, siyasal iletişim, sinema, marka iletişimi, sağlık iletişimi, habercilik, dijital iletişim, dijital oyunlar ve aktivizm konuları. Her bir bölüm ilgili alanda çalışmalar yürüten hocalarımız tarafından kaleme alındı.

Kitapta on bir bölüm bulunuyor. Yazarların tamamı da İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden mi oluşuyor?

Evet, kitapta toplam on kişilik bir yazar kadromuz var. Bunlardan dokuzu fakültemizin kadrolu hocası,  Galatasaray Üniversitesinden katkıda bulunan hocamız da uzun süredir fakültemize bağlı yüksek lisans derslerimizden birini veriyor. Çalışmayı fakültemizin ortak çalışması olarak nitelersek hata yapmış olmayız sanırım.

Yazarlar hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi bölüm hangi yazar tarafından yazıldı?

Tabii. Reklamcılıkta hikâye anlatıcılığı konusunu Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölüm başkanı Prof. Dr. Gülay Öztürk “Reklamcılıkta Hikâye Anlatıcılığının Stratejik Rolü ve Etkileri” başlıklı bölümde inceledi. Konuyu halkla ilişkiler bağlamında ele alan yazarımız Doç. Dr. Hilal Özdemir Çakır’ın bölüm başlığı “Halkla İlişkilerde Hikâye Anlatıcılığının Gücü”. Doç. Dr. Gözde Öymen ise “Chanel ve Burberry Markalarının Hikâye Anlatıcılığı Teknikleri” başlıklı bölümde konuya lüks marka iletişimi bakış açısından yaklaştı.

Galatasaray Üniversitesinden katkıda bulunan hocamız Doç. Dr. Elgiz Yılmaz Altuntaş “Sağlık İletişiminde Dijital Öykü ve ‘Anlatısal Tıp’” başlıklı bölümü kaleme alırken sinemada hikâye anlatıcılığı konusunu ele alan hocamız Prof. Dr. Ala Sivas Gülçur oldu, bölüm başlığıysa “Yeşilçam’dan Günümüze Türk Sinemasında Hikâye Anlatıcılığı”. Konuyu habercilik bağlamında inceleyen yazarlarımız Arş. Gör. Mehmet Gülnar ve Doç. Dr. Nihal Kocabay-Şener kitaba “Hikâye Anlatımından Hikâyenin Yaşanmasına” başlıklı çalışmalarıyla katkıda bulundular.

Birçok alanda olduğu gibi iletişim çalışmalarında da dijitalleşmenin önemi yadsınamaz. Hikâye anlatıcılığı konusunu bu bağlamda inceleyen hocalarımızdan Prof. Dr. Zeliha Hepkon “Medyatikleşme ve Dolayımlama Teorileri” ve Medya ve İletişim Sistemleri bölüm başkanı hocamız Prof. Dr. Oya Şakı Aydın “Etkileşimli Anlatının Yolculuğu” başlıklı bölümleriyle katkı sağladılar. Dr. Sena Aydın ise konuyu toplumsal hareketler ve aktivizm çerçevesinde inceledi; bölüm başlığı “Toplumsal Hareketlerde Hikâye Anlatıcılığı: ‘Yalnız Yürümeyeceksin’ Örneği”.

Kitabın editörü olarak ben de siyasal iletişimde hikâye anlatıcılığı konusunu “Popülizm ve Popülist Anlatının Temel Unsurları” başlıklı bölümde incelemeye çalıştım. Sonuç olarak hikâye anlatıcılığı konusunu olabildiğince zengin biçimde inceleyerek alana katkıda bulunmaya çalıştık.

Kitabı öncelikle hangi okur kitlesine öneriyorsunuz?

Hikâye anlatıcılığı konusu son yıllarda popüler bir çalışma alanı haline geldi. Gerek üniversiteler gerek çeşitli atölyeler konuyu ders ve kurs olarak müfredatlarına ekliyor. Kitabın öncelikle alanda çalışma yapan öğretim görevlileri ve eğitmenler ile özellikle iletişim alanında lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören öğrenciler için kaynak bir çalışma olmasını umuyoruz. Bununla birlikte iletişim sektörünün farklı alanlarından meslek profesyonellerinin de kitaptan faydalanabileceğini düşünüyoruz.

Söyleşi: Nurullah KADİRİOĞLU