İstanbul Ticaret Üniversitesi Kültür Müdürlüğü ve Kültür Edebiyat Kulübü’nün Sütlüce yerleşkesinde düzenlediği Kitap Kritiği programına Yazar Selahattin Yusuf konuk oldu. Programda, yazarın “Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?” kitabı çevresinde bir sohbet gerçekleştirildi.
Kitaba başlık olan “Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?” sözünün yanlış olarak algılandığını belirten Selahattin Yusuf; bu sözün bağlamının aslında ölüm döşeğinde yatan Nietzsche ile kız kardeşi Elisabeth’in arasında geçen trajik bir konuşmaya dayandığını belirterek şunları söyledi: “Nietzsche hayatının son 10 yılında çökmüş bir haldedir. İçinde bulunduğu durumun ateşi ile şiddetli acı bir yerde duracaktı. Elisabeth son anlarında Nietzsche’nin yanına gelerek çok üzgün bir şekilde gözyaşları içinde kalıyor. Nietzsche kız kardeşine seslenerek, ‘niçin ağlıyorsun Elisabeth mutlu değil miyiz?’ diyor. Öyleki Nietzsche mutlu olup olmadığını bile kız kardeşinin haber vermesini bekliyor.
Selahattin Yusuf Nietzsche’nin dünyanın en iyi üslup yazarlarından birisi olduğunu belirterek, hakikati aramak uğruna çetin bir arayış içerisinde olduğunu kaydederek, Nietzsche, hakikati ararken yıkıcı bir şüphe ile bu arayışı sürdürmüştür, Müslüman düşünürler ise hakikat arayışında bu şüpheyi imanı tahkim etmeye yönelik olarak değerlendiriyorlardı. Kindi, ‘Hakikat membaından müstakildir’ der. Hakikatin nerden geldiğine bakılmaz. Şüphe imana dâhildir. Vesvese daha kalitesiz bir şeydir. Yakıcı şüphe yoksa imanı zaten tahkim edemezsiniz. Nietzsche’nin şüphesi yıkıma yönelikti. Temel ayrım bu varoluş şüphesidir. Batı, ‘İnsan nedir?’ Sorusuna verdiği cevaba sıfır noktasından hareketle bir yanıt arıyor. İslam düşüncesinde ise bu soruya değerlere bakılarak cevap veriliyor.”
Selahattin Yusuf kitap kritiği programında ayrıca Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal atılımlarının devam edebilmesi için gelenekle barışık olarak geleneğin manevi gücünü arkasına alması gerektiğinin şart olduğunu ifade etti.

