Kültür ve Edebiyat Kulübü, Yazar Ömer Lekesiz ile Sanat Bizim Neyimize kitabı üzerine bir kitap kritiği programı gerçekleştirdi.
Ömer Lekesiz, Endülüs seyahati ile ilgili bir soru üzerine şunları söyledi; “Endülüs’te mimari tarz hala Arabesk ve Batı senteziyle işliyor. Batı mimarisinin loş havası ile İslam mimarisinin ışık dolu yapısının bir karmasını bugün hala Endülüs’teki yeni yapılarda görmek mümkün.”
İslam ve sanat konularına değinen Lekesiz şu değerlendirmelerde bulundu: “İslam toplumlarının sanatsal tecrübeleri bir ‘sanat’ kavramı çatısı altında yürütülmez. Sanat çok sonradan üretilmiş bir kavramdı. Bugün sanat dediğimiz şeyin İslam toplumlarındaki karşılığı zanaat olarak ifade edilebilir. Zanaat, hayatın bütün paydaşlarında insana, topluma ve tabiata katkı yapan her türlü işin en güzel şekilde yapılması, salih ve estetik bir duyu ile yapılması anlamına gelir. İslam tarihindeki sanat eserlerinin imzasız oluşunu da bu bağlamda okumak lazım. 19. Yüzyılda bir kavram olarak sanatın ortaya çıkması ve sanatın dünya düzeniyle entegre hale gelmesi söz konusu olmuştur. İmzasız eserler artık ortadan kalkar ve sanatçı bir aktör olarak modern dünya sisteminin içindeki yerini alır. Estetik kavramı da Batı’da ortaya çıkmıştır. Hayatın tümünü ve öte dünyayı kuşatan zanaat çerçevesinde ise güzel olan hüsn ve kubh kavramları ile incelenmektedir.”
