29 Kasım 2018 tarihinde yapılan “Akademik Başarı ve Hayat Becerileri” dersinin öğretim üyesi, İstanbul Ticaret Üniversitesinde Rektör yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. İbrahim Baz idi.
Rektör yardımcımız, “Önce başarının ne olduğunu sorgulamak gerekir” diyerek sözlerine başladı: “Bugüne gelene kadar sizin için devamlı birileri plan yaptı. Hangi okullara, hangi kurslara gideceğinize onlar karar verdi. Eğer bir başarı hikâyesi yazmak istiyorsanız bu hikâye artık sizin kaleminizden çıkmalı. Öncelikle bir stratejik plana ihtiyacınız var: ‘Ben kimim, nasıl birisiyim? Benim değerlerim, önceliklerim nelerdir?’ sorularının cevabını bilmeniz lazım. Hayatınızı planlarken gelecekte nasıl bir birey olacağınızı hayal edin. Yaşamda kendinizi nasıl görmek istediğiniz önemli. Bununla ilgili hedefler belirlemeli, hedefe ulaşma yolunda ihtiyaçlarınızı tespit etmelisiniz. Peki, hedef nasıl belirlenir? Hedefiniz öncelikle tek ve net olmalıdır, onun ortası sağı solu olmaz. Ayrıca ölçülebilir, değerlendirilebilir ve elde edilebilir olmalıdır. Elde edeceğiniz bulgular ışığında kişisel misyonunuz olmalı. Bu misyona ulaşmak için hangi adımları atacaksınız? Kişisel misyonunuzu vizyoner çerçevede tanımlamalısınız.”
“Başarıya ulaşmak bir iş programı yapmaktır aslında” diyen Prof. Dr. Baz, sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle kendinizle ilgili çıkarımlarda bulunabilmelisiniz: ‘Hangi alanlarda zayıfım, hangi alanlarda güçlüyüm?’, ‘Hangi alanlar benim için fırsattır, hangi alanlar benim için tehdit oluşturuyor?’ Zayıf yönlerinizi güçlendirmeli, tehditleri bertaraf edebilmelisiniz. Bunun bir de zaman yönetimi boyutu var, başarılı olabilmek, zamanı en iyi şekilde yönetebilmekten geçer. Günlük, haftalık, aylık programlar yapın ve mümkün olduğu kadar onlara sadık kalın. Programınızda ertelemeye yer olmasın. Mesela, sınavınıza hazırlanmak için bir program oluşturdunuz ama bir arkadaşınız sinemaya gitmeyi teklif etti. Onun isteğini yerine getirirseniz stratejik planınız alt üst olur. İş hayatında da böyledir. Çok istediğiniz bir şirket sizi görüşmeye çağırdı ama siz cazip bir tatil teklifi sebebiyle onu ertelediniz. O fırsatı bir daha yakalayamayabilirsiniz. Hayatta önünüze çıkan fırsatları hiç reddetmeyin.”
Sayın hocamız başarı yolundaki engelleri şu şekilde maddeledi:
*Aşırı güven: Kendinize güveniniz tam olsun ama aşırıya kaçmayın. Ne zaman girişken, ne zaman saldırgan ve ne zaman atılgan olmak gerektiğini bilmelisiniz. Hep ‘ben’ demek ileride size kötü fatura çıkarır.
*Aşırı heyecan: Bir iş yaparken heyecanlı olmak iyidir; ama bu heyecan yüksek kaygı düzeyine çıkmasın. Kendinizi sakinleştirmek için ilaçlara sarılmayın; sakinleştirici beyindedir, ilaçta değil.
*Hayır diyememe: Yeri geldiğinde ‘Hayır!’ diyebilmeniz lazım. Yapılacak bir iş, sizi olumsuz etkiliyorsa çekinmeden, sıkılmadan söyleyebilmelisiniz.
*Belirsiz hedef ve planlar: Hedefiniz net olsun, ‘öyle de olsa olur, böyle de’ demeyin. Gerçekleştiremeyeceğiniz planlar yapmayın.
*Son dakikaya bırakma: Başarı için son beş dakikaya bırakılacak işleriniz olmamalıdır, ‘bir şekilde hallederim’ diyemezsiniz. Üniversite sonrası hayatınızı tasarlamaya şimdiden başlamalısınız.
Prof. Dr. İbrahim Baz, başarı yolunda öğrencilerimize ayrıca şu tavsiyelerde bulundu:
“Lüzumsuz işlerle uğraşmayın: Sıradan, gereksiz işlerden uzak durun. Zamanınızı, kendinizi geliştirmek için harcayın. Dünyada olup biteni farklı beyinlerden dinleme, öğrenme imkânınız var günümüzde; size öğretilenlerle yetinmeyin. Üniversite size sadece bir anahtar verir; kapıyı açıp içeriye girmek ve ilerlemek sizin elinizdedir.
Etkili iletişim ve problem çözme becerisi geliştirin: Sağlıklı ilişkiler kurmak için iletişimi doğru yerde, doğru şekilde, doğru kişilerle yapmak lazım. Toplum önünde konuşacaksanız ön hazırlık yapmalısınız, görsel malzeme kullanmalısınız. Kendinizi ifade ediş tarzınız önemlidir. Beden diliniz ve konuşma diliniz örtüşmelidir. İlişkilerde başarı tek taraflı değildir çoğu zaman. Konuşan değil de dinleyiciyseniz, konuşmayı etkin bir şekilde dinlemelisiniz. Biz maalesef biraz dinleme özürlüyüz. Mesela dersi gerçekten dinlemeniz lazım, ‘-mış gibi’ davranmamalısınız.
Kaybetmeyi kabullenmeyi bilin: Başarıyı elde etmede diğer bir konu da bazen kaybedebileceğiniz ihtimalini unutmamak ve buna hazırlıklı olmaktır. Kabul etme penceresini sürekli açık tutmalısınız.
Stresten uzak durun: Stresi mümkün mertebe hayatınızdan çıkarın. Sıkılgan, stresli bir duruş özgüvenli olmadığınız izlenimini yaratır. Alışkanlıkları terbiye etmek mümkün ve bu sizin elinizdedir.”
Prof. Dr. İbrahim Baz, “Birilerinin duygularına dokunduğunuzda, çevrenize saygılı olduğunuzda, en önemlisi de bir işi mecbur kaldığınız için değil, zevk alarak yapmaya başladığınızda başarı da kendiliğinden gelir” diyerek sözlerini tamamladı.