Hünkar Kasrı uluslararası bir sergiye ev sahipliği yaptı.
Türkiye ayağını İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin yürüttüğü ve mülteci gençlerle sığındıkları ülkelerdeki gençlerin fotoğrafçılıktan faydalanarak uyumunu amaçlayan ‘’PhotoVoice’’ projesinin fotoğraf sergisi açıldı. İTO’ya ait Hünkar Kasrı’ndaki sergide yer alan Türkiye, Uganda ve Güney Afrika'da yaşayan mülteci gençler ile ev sahibi gençlerin birlikte çektikleri fotoğraflar, büyük ilgi gördü.
Türkiye, Uganda ve Güney Afrika'da yaşayan mülteci gençler ile yaşadıkları ülke vatandaşı gençlerin birlikte çektikleri fotoğraflardan oluşan Toplumsal Uyum ve Barış Projesi isimli sergi, İstanbul Eminönü’nde yer alan İTO’ya ait Hünkar Kasrı’nda açıldı.

Serginin açılışına; İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, proje koordinatörü Lancaster Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Melis Cin, projenin Türkiye yürütücüsü İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Doğan, Uganda, Güney Afrika ve İngiltere’den proje paydaşı akademisyenler, İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Aktaş, projenin Türkiye ayağında yer alan Türk ve mülteci gençler ile çok sayıda sanatsever katıldı.

‘’ORTAK AMAÇ UYUMU
KOLAYLAŞTIRIYOR’’
Tam adı "Mülteci ve Ev Sahibi Toplum Üyesi Gençler Arasında Sosyal Uyumun İnşası: Kültürlerarası Öğrenme ve Uyum İnşasında Bir Araç Olarak Photovoice Yöntemi Projesi"nin İstanbul’daki sergi açılışında konuşan Proje Koordinatörü Dr. Melis Cin, Photovoice yönteminin toplum temelli katılımcı araştırmalarda gerçeği belgelemek ve yansıtmak için kullanılan nitel bir yöntem olduğuna dikkat çekerek, ‘’Mültecilerin yoğun olarak yaşadıkları ve sığındıkları ülkeler olan Türkiye, Uganda ve Güney Afrika’da proje ortağımız üniversitelerle birlikte çalıştık. Photovoice yöntemini kullanarak bu ülkelerdeki mülteci gençler ile ev sahibi gençlerin birbirlerine uyumunu sağlamayı amaçladık. Ortak bir amaç etrafında birleştiklerinde mülteci gençler ile ev sahibi gençler arasındaki uyum daha hızlı gerçekleşiyor’’ dedi.
Projenin Türkiye ayağının yürütücüsü olan İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Doğan da Türkiye’de yaşayan farklı ülkelerden 18-25 yaş arası mülteci gençler ile Türk gençlerin gerek fotoğraf eğitimi, gerekse de fotoğrafların çekimi ve serginin hazırlanması aşamalarında işbirliği içinde hareket ettiklerine dikkat çekerek, projenin çıktılarının umut verici olduğunu anlattı.
Serginin açılışına katılan İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, Hünkar Kasrı'nda her ay gelenekli sanatlarla ilgili sergiler düzenlediklerini ancak açılışı yapılan etkinliğin ayrı bir yere sahip olduğunu söyledi. Kuralay, farklı ülkelerden özellikle mülteci gençlerin fotoğraflarının sergilenmesinin önemli olduğunu belirterek bu çalışmanın bir parçası oldukları için İTO olarak mutlu olduklarını kaydetti.
Kuralay, konuşmasının ardından proje koordinatörleri Prof. Dr. Necmettin Doğan ile Dr. Melis Cin ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Aktaş'la birlikte serginin açılış kurdelasını kesti.

GENÇLER BİRLİKTE ÇALIŞTI
"Mülteci ve Ev Sahibi Toplum Üyesi Gençler Arasında Sosyal Uyumun İnşası: Kültürlerarası Öğrenme ve Uyum İnşasında Bir Araç Olarak Photovoice Yöntemi Projesi" kapsamında Türkiye, Uganda ve Güney Afrika'da yaşayan mülteci gençler ile eşleştirildikleri yerel halktan gençlere, fotoğraf eğitimi verildi. Eğitimin ardından gençlerden birlikte fotoğraf çekmeleri istendi. Biri mülteci biri yerel halktan olmak üzere ikişer kişiden oluşan her gruba bir adet fotoğraf makinesi tahsis edildi. Her genç çektiği fotoğrafların beşini bulunduğu ülkedeki proje yürütücüsü akademisyenlere teslim etti. Bu fotoğraflar arasından seçilenler Uganda, Güney Afrika ve Türkiye’de sergilendi. Fotoğraflar İngiltere’de de sergilenecek.
Bu arada Photovoice yönteminin mülteci ve ev sahibi toplum üyesi gençler arasında sosyal uyumun inşasında ne kadar etkili olduğunu ölçmek amacıyla akademisyenler tarafından projede yer alan tüm gençlerle tek tek görüşmeler yapıldı. Proje sonuçları uluslararası akademik dergilerde çeşitli makalelerle akademik dünya ve kamuoyuyla paylaşılacak.

GENÇLER NELER SÖYLEDİ?
"Mülteci ve Ev Sahibi Toplum Üyesi Gençler Arasında Sosyal Uyumun İnşası: Kültürlerarası Öğrenme ve Uyum İnşasında Bir Araç Olarak Photovoice Yöntemi Projesi"nin Türkiye ayağında, Safa Gürdamar, Nezaket Babacan, Billur Gürses, Özge Gülyaz, Göktuğ Alyakut, Güzin Ayşegül Çolak, Zaher Abdülaziz, Mohammed Hajjo, Asmaa Kassas, Walaa Hallak, Seline Mahmud Şevbek, Farehan Saar birlikte çalıştılar. İşte gençlerden bazılarının proje sonrası düşünceleri:
MOHAMMED HAJJO (22 YAŞINDA):
‘’Arkadaşlar kazandım. Olumsuz fikirlerim vardı, iletişim kurmakta zorlanıyordum. Fikirlerim tamamen değişti. Birlikte çok güzel çalıştık. Proje bitse de görüşmeye devam ediyoruz. Şimdi yaşadığım ülke olan Türkiye ile ilgili çok olumlu düşüncelere sahibim.’’
NEZAKET BABACAN (22 YAŞINDA):
‘’Bana çok güzel hissettirdi birlikte aynı projede yer almak. Birlikte bir fotoğraf makinesinden fotoğraf çekmek çok özel bir deneyimdi. Beceremediğim fotoğraflar olmuştu, Zaher bana yardım etti. Çok güzel bir ekip çalışması gerçekleştirdik. Aslında ne kadar çok ortak noktamız olduğunu ve aslında ne kadar aynı olduğumuzu fark ettim. Tüm arkadaşlarımla iyi ki tanıştım.’’
BİLLUR GÜRSES (21 YAŞINDA):
‘’Önyargılarımı kırdım ve isteyince birçok şey yapabileceğimizi anladım. Aynı zamanda çok güzel bir proje oldu, dostluğumu daimi olarak devam ettireceğim insanlar tanıdım. Bu projeye katılmasaydım büyük bir eksiklik yaşayabilirdim.’’
SAFA GÜRDAMAR (22 YAŞINDA):
‘’Bu projede güzel arkadaşlıklar kurduk ve pek uzak kültürler olmasak da birbirimiz hakkında çok şey öğrendik. Anlatmak istediklerimizi; arkadaşlarımızın da benim de bilmediğim ve beraber öğrendiğimiz ortak bir dil olan fotoğraf yoluyla anlatmamız çok güzel bir histi. Kendim için ise büyük bir farkındalık oluşturdu çünkü dilimdeki olumlu birlikte yaşam söylemlerinin pratikte biraz zayıf olduğunu gördüm. Bu proje ile bunu geliştirme yolunda adımlar attım.’’
ZAHER ABDÜLAZİZ (18 YAŞINDA):
‘’Projenin fikri çok anlamlıydı. Proje, Türk gençler ile biz mülteciler arasında ilişki kurmak için çok önemli bir köprü oldu. Sorularımızı anlatabilmenin de bir yolu oldu aslında. Bu tür projelerin devam etmesi daha fazla gelişmemiz ve daha iyi kaynaşmamız için çok önemli.’’