İstanbul Ticaret Üniversitesi Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği işbirliğiyle, Uluslararası Hukuk Birliği ve TİKA'nın katkılarıyla düzenlenen "Uluslararası Orta Afrika Konferansı" İstanbul Ticaret Üniversitesi Eminönü yerleşkesinde gerçekleştirildi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren’in açılış konuşmasıyla başlayan konferansta Ekren, Afrika’nın küresel ölçekte devletlerin, piyasa aktörlerinin ve şirketlerin ilgi odağı olduğuna dikkat çekerek, bu coğrafyanın imkân ve kaynaklarını etkin ve verimli şekilde değerlendiremediğini kaydetti. Türkiye'nin tarihsel geçmişi ve bağları ile günümüzdeki sorumluluklarının bölgeye yönelik politikalar ve stratejiler üretilmesini gerekli kıldığını anlatan Ekren, “Afrika konusunda üniversitemiz de kurumsallaşmasını hem akademik açıdan hem de uygulama bazında yerine getirecek donanımlara da sahip bulunmaktadır" açıklamasında bulundu.
Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun da, Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki çatışmaların post-kolonyal dönemin ürünü olduğuna dikkat çekerek, uluslararası hukuk ve insan hakları kavramlarının çıkar söz konusu olduğunda unutulduğunu belirtti. “Fransa’nın bölgedeki askeri varlığının katliamları durduramadığını” söyleyen Kurşun, meşru hükümet güçlerinin ve ülkede yaşayan Müslümanların silahsızlandırılarak, ortaya çıkan şiddetin hedefi haline getirildiğine vurgu yaptı.
Uluslararası Hukukçular Birliği Başkanı Av. Necati Ceylan ise, “Yaşama hakkının temel bir hak olduğunu ve asla ihlal edilemeyeceğini, Orta Afrika’da yaşayan Müslümanların bu hakkının ihlal edildiği ve zulme maruz kaldıklarını” kaydetti. Ceylan, dünyanın bir ucundaki hak ihlallerinin dünyanın diğer ucundakileri de ilgilendirdiğini sözlerine ekledi.
Oturum başkanlığını Prof. Dr. Zekeriya Kurşun’un yaptığı ilk oturumda söz alan Orta Afrika Cumhuriyeti Konferans Heyeti Başkanı İdris Hüseyin, ülkesinde tarihin en büyük trajedilerinden birinin yaşanmakta olduğun belirtti. Dünya basınının olup biteni tam olarak yansıtmadığını kaydeden Hüseyin, konferansı düzenleyenlere ülkesindeki mağdurlar adına teşekkür ettiğini söyledi.
Oturumun diğer konuşmacısı gazeteci Abdoulaye Adoum, darbe yapılan ülkesinde Müslümanların can ve mallarının hedef haline getirildiğini söyledi. Adoum, asıl amacın Orta Afrika'daki Müslümanları kendi evlerinden ve yurtlarından çıkarmak olduğunu ifade etti. Orta Afrikalı delegasyon üyelerinden olan ve şiddetin boyutlarına değinen İbrahim Osman, sadece insani yardımlara değil, lojistik desteğe de ihtiyaç duyduklarını söyledi. Osman, ülkenin dört aydır fiilen bölündüğünü ve otonom bir idarenin kurulduğunu açıkladı.
Son olarak söz alan gazeteci-yazar Hakan Albayrak da, dış basının yanlı tutumuna karşılık Anadolu Ajansı’nın yerli bir bakışla bölgeden doğru haber ulaştırma başarısını takdir ettiklerini ifade etti. Albayrak, ülkedeki kargaşaya sebep olanların dış güçler olduğunu ve Afrika'nın kendimizden bir yer olarak görülmeye alışılması gerektiğini dile getirdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşen Gürcan’ın oturum başkanlığını üstlendiği ikinci oturumda, konuşan Çad Büyükelçisi Prof. Dr. Ahmet Kavas, Afrika ile dini, kültürel ve tarihsel bağlarımıza işaret ederek, bu bağların Osmanlı ile Kanem-Bornu Sultanlığı arasındaki ilişkilere dayandığını ifade etti. Kavas, halkın arasına fitne sokulduğunu belirterek bundan en büyük zararı Müslümanların gördüğünü söyledi.
Bangui Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi olan Moukadad Noure Aboubakare, Orta Afrika Cumhuriyeti’nin sosyo-kültürel, siyasi, ekonomik ve dini yapısını gerçekleştirdiği bir sunumla ele aldı. Bir diğer konuşmacı Amit Idriss ise, Orta Afrika’da çatışmayı körükleyen temel sorunları ele aldı.
Konferansın, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Resul Usul'ün moderatörlüğünde gerçekleşen üçüncü ve son oturumunda, konuşan Prof. Abdoulaye Moussa da, ülkede Müslümanlara uygulanan şiddet, hırsızlık ve yağma olaylarını görsel bir sunumla ve detaylarıyla açıkladı.
Orta Afrika Cumhuriyeti eski Sağlık Bakanı Agide Soumoug ise, ülkedeki mevcut olaylarda Fransa’nın rolü ve Sangaris operasyonunu konu alan bir sunum gerçekleştirdi.
Heyet üyesi Cherif Ali Mahamat-Alhour’in tanıklıklarına yer verilen oturumda, İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mim Kemal Öke de, yaptığı konuşmada “Afrika’nın sorunlarının çözümü Afrikalılardadır” ifadesini kullanırken, post-kolonyal dönemin sanıldığının aksine huzurlu bir dönem değil, sömürge yıllarının buhranının taşındığı bir devir olduğunun altını çizdi.
Konferansın bitiminde hazırlanan sonuç bildirgesinde, bölgeye Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün konuşlanması gerektiği belirtilirken, İslam İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerin sahip olduğu imkânların ülkede yaşayan Müslümanlar için seferber edilmesi istendi. Bildiride, mültecilere ev sahipliği yapan Çad, Kamerun, Sudan gibi komşu ülkelere yardım edilmesi gerektiği de kaydedildi. Sorunun çözümünde Türkiye’nin arabuluculuk tecrübesinden faydalanılması, acil insani yardım ve lojistik destek zarureti de yer aldı. Bangui’de bulunan Ali Babolou Camisi’ne sığınan ve kuşatma altında kalan 2.500 Müslüman için diplomasi yürütülmesi de istendi. Bildiride ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2. Afrika Zirvesi'nde konunun gündeme alınması talebi de yer aldı.
