Zoomzede olmayın!
Zoom gibi online video konferans platformları iletişim gerek iş amaçlı gerek eş dost ve yakınlarımızla görüşme amaçlı olarak Pandemi döneminde kısa zamanda evden iletişimin yeni ve herkesçe popüler araçları haline geldi.
Herkesin kendini yalnız hissettiği ve sosyalleşme ihtiyacının hiç olmadığı kadar arttığı bu pandemi döneminde Zoom gibi konforlu video konferans platformlarıyla toplantıların bir yerden bir yere fiziksel olarak seyahat etmeye olmadan kaliteli bir biçimde gerçekleştirilebiliyor olması herkese çekici geldi. Haliyle bu gibi platformlar kısa süre içinde milyonlarca insanın vazgeçilmezi oldu. Öyle ki Google, Meet ile, Facebook Rooms ile Zoom’un açtığı bu yolda geride kalmamak için birbiri ardına çözümlerini hayata geçirdi..
Ancak bir çok insan şimdiden Zoom tükenmişliği sendromu yaşamaya başladı…
Peki ama bu sendrom neden kaynaklanıyor?
Gerçek hayattaki görüşmelerimizde karşı tarafla iletişimin nasıl geçtiğine dair fikir edinmek için bilinçaltının anlamlandırabileceği birçok ipucu vardır.
Oysa sanal bir video konferansta bu ipuçları olmadığından Beyin görüşmenin nasıl geçtiğine dair fikir sahibi olabilmek adına çok daha fazla çaba sarf etmek zorunda kalır.
Sonuç olarak sıradan bir görüşmeye nazaran video konferans görüşmeleri zihinsel açıdan çok daha fazla odaklanma gerektirir ve doğal olarak çok yorucu olur. Bu duruma gün içerisinde gece ve gündüz farkı gözetmeksizin gerçekleştirilen çok sayıda video konferans olduğu gerçeğini de eklediğimizde insanlarda doğal olarak tükenmişlik sendromunu ortaya çıkıyor.
Diğer yandan evde iş yaşamından vizyona biçimde yalnız başına vakit geçiren bireyler Instagram YouTube gibi mecralarda yapılan çok sayıda canlı yayını gördüğünde kendini dışarıda kalmış ve değersiz hissetmemek için kendini bu görüşmelerin bir parçası olmak zorunda hissedebiliyor. Bu da söz konusu sendromun daha da ilerlemesine neden oluyor.
Son zamanlarda yapılan araştırmalar video konferans sırasında 1 saniyelik bile olsa yaşanabilecek gecikmenin görüşmenin samimi şekilde algılanmasının önünde bir engel olduğunu ve karşı tarafı daha soğuk hissetmemize neden olduğunu ortaya koyuyor.
Ayrıca, Zoom gibi bir video konferans ortamı, eş dostla da yapılsa ve ismine eğlence saati bile konsa, iş için kullanılan bir mecra olarak algılandığı için bireylerde ekstra bir stres oluşturuyor.
Tüm bu etkenler birleştiğinde sonuç olarak haliyle mikrofon ve/veya görüntü kapalı toplantıya katılan, yani toplantıya kendini vermeyen katılımcı sayısı gittikçe artıyor.
Peki bu durumla nasıl başa çıkabiliriz?
Yapılan araştırmalar telefonla görüşmelerin iki kişi arasındaki iletişimde video konferansa göre çok daha etkili olabildiğini ortaya koyuyor.
Bir video konferans toplantısı organize etmeden önce bunları gözden geçirin;