İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Türk-Alman Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Uluslararası Sempozyumu Türkiye ve Almanya’dan çok sayıda akademisyen ve araştırmacının katılımıyla gerçekleştirildi.
Sempozyumun açılışında bir konuşma yapan Rektör V. Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, böyle önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek sempozyumun alana önemli katkılar sağlayacağını söyledi.
Kişisel verilerin korunması insanla birlikte hep var olagelen bir olgu olduğunu ifade eden Rektör V. Prof. Dr. Avşar, her toplumun, kendi kültürel ve sosyal kodları içerisinde bu konuda bir önlem geliştirdiğini ifade etti. Mahremiyet kavramının bu bağlamda kişisel verilerin gizliliği ve güvenliği ile doğrudan ilintili bir olgu olduğuna değinen Prof. Dr. Avşar, “Mahremiyet özel hayatın ve bilgilerin gizliliğini ve korunmasını öngörür. Aynı şekilde “tecessüs” kavramı da özel bilgilerin izinsiz ortaya çıkarılmasını, sahibi tarafından açıklanmak istenmeyen bilgilerin merak konusu yapılmasını engellemeyi amaçlar. Ve kavramlar, geleneksel hukuka da konu olmuşlardır” dedi.
Prof. Dr. Avşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Özellikle kitle iletişim araçlarının ortaya çıkması ve yaygınlaşması, mahremiyet olgusuna bakışta önemli değişimler meydana getirmiş, sıradan vatandaştan kamuya mal olmuş insanlara kadar hemen herkesin özel bilgileri, kitlelere merak unsuru olarak sunulmaya, eğlenceden tüketime kadar birçok alana malzeme edilmeye başlanmış, bu da kişisel verilerin hukuk tarafından korunmasını zorunlu hale getirmiştir.
Sorun, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle daha çok karmaşıklaşmıştır. Özellikle, doğası gereği dinamik ve dağıtık bir niteliğe sahip internetin, hayatımızın her alanını kuşatması, kişisel verilerin korunmasını zorlaştırmıştır. Öyle ki önümüze bir eğlence ve boş vakit geçirme seçeneği olarak sunulan sosyal ağlarda paylaşılan bilgiler bile, doğrudan ya da harmanlama yoluyla kişisel veriler oluşturulmasına zemin hazırlar olmuştur. Bu verilerin “üreten tüketici” haline getirilen bizler tarafından gönüllü bir şekilde oluşturularak veri toplayıcılarının hizmetine sunulduğu düşünüldüğünde kişisel veri güvenliği sorununun nasıl bir karmaşık vaziyet gösterdiği daha iyi anlaşılacaktır.”
Prof. Dr. Avşar, karşımızda özgürlük ile mahremiyet arasında salınan bir başka mesele daha bulunduğunu, bunun da basının kamuyu bilgilendirme sorumluluğu ile kişisel verilerin güvenliğini sağlama zorunluluğu olduğunu belirterek “Dolayısıyla, bu bağlamda basın özgürlüğünün sınırlarının nerede başlayıp nerede bitmesi gerektiği ile kişinin özel hayatının gizliliği meselesi hukukun önünde zor ve çetrefilli bir konu olarak tartışılmaya devam edecek görünüyor” ifadelerini kullandı.
Tüm dünyada kişisel verilerin korunmasına yönelik önemli bir farkındalık ve duyarlılık oluştuğunu görmenin sevindirici olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Avşar, “Bu çerçevede ülkelerin tecrübelerini birbirleriyle paylaşmalarının önemi daha artmakta, bunun için hukuk otoriteleri ve akademilere önemli görevler düşmektedir” dedi.
Rektör Prof. Dr. Avşar, sözlerini sempozyumu düzenleyen Hukuk Fakültesi akademisyenlerine ve sempozyuma katkı sağlayan akademisyenlere teşekkür ederek tamamladı.
Konuşmanın ardından sempozyum oturumlarına geçildi. Augsburg Üniversitesi’nden Prof. Dr. Thomas M. J. Möllers, Prof. Dr. Martina Benecke, Prof. Dr. Michael Kort, Prof. Dr. Matthias Rossi, Prof. Dr. Benedikt Buchner, Doç. Dr. Erhan Temel, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asuman Yılmaz, Prof: Dr. Şahin Akıncı, Prof. Dr. Ali Cem Budak, Dr. Öğr. Üyesi M. Fatih Cengil, Dr. Öğr. Üyesi Buket Abanoz Öztürk, Türk-Alman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mesut Serdar Çekin birer bildiri sundu.
