İstanbul Ticaret Odası (İTO), İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin düzenlediği “50. Yılda Türkiye Ekonomisinin Dönüşümü: Özel Teşebbüs Dinamiği” seminerinde bilim adamları ve bürokratlar Türkiye ekonomisinin dünü, bugünü ve gelecek perspektifini ele aldı.
Gün boyunca devam eden seminerde,
Sürdürülebilir Kalkınmada Türkiye Ekonomisinin Dünü ve Yarını
Özel Sektörün Rekabet Yetkinliği ve Gelecek Perspektifi
Yeni Dönem Türkiye Ekonomisinin Plan Öncelikleri
G-20 Platformunda Yükselen Piyasa Ekonomileri ve Türkiye’nin Rolü
Küresel Tasarrufların Seyri ve Türkiye Ekonomisinin Yeniden Yapılanması
Geçmişten Günümüze Türkiye Ekonomisinin Yapısal Dönüşüm Dinamikleri
gibi başlıklar altında sunumlar yapıldı.
Seminerin açılış konuşmasını yapan İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İncekara, 50 yıl önce kurulan vakfın Türkiye ekonomisinin arzu edilen seviyeye gelmesinde gösterdiği çabaya değindi. Kalkınmanın yapılan bilimsel çalışmalarla desteklenmesi durumunda bir ivme kazanacağını vurgulayan İncekara, dinamiklerin farkına varılması ve değerlendirilmesinin önemine değindi.
“Ekonomik İstikrarın Sürdürülmesi Önemli”
Ekonomik dönüşümün zaman içinde ekonomik yapıdaki değişime işaret eden bir konsept olduğunu vurgulayan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Erken, “Türkiye ekonomisinde özel sektörün gelişim trendinde birkaç konuya ışık tutmak gerekir. İlk olarak ekonomide sektörlerin zaman içinde değişimine bakmak lazım. Mevcut duruma da bakıyorsak, gayri safi yurtiçi hasılada oranlarını görmek lazım. İkinci olarak, fiyatlama mekanizmalarını gözden geçirmek gerekiyor. Değişimin, dönüşümün söz konusu olabilmesi için özel sektörün ve kamu sektörünün ekonomik yapı içinde rol ve fonksiyonlarının nasıl değiştiğine de bakmak gerekir. Bir başka önemli faktör de politikadır. Para ve maliye politikaları nasıl kurgulanıyor, amaç ve hedef nedir, özel sektör dostu bir politika olup olmamasına bakılmalı. Son olarak da, kurumsal çerçeve diyebileceğimiz ekonomi hukukunun kültürel ve sosyal ortamında özellikle özel teşebbüsün değişim ve dönüşümü için bir ortam sağlayıp sağlamadığı da önemli” diye konuştu.
Türkiye ekonomisinin ciddi bir sektörel dönüşüm yaşadığını belirten Rektör Prof. Dr. Ekren, “Ekonominin ihtiyacı olan sektörel farklılaşmaya yavaş yavaş geçiyoruz. Ekonomik istikrarın oluşması ve sürdürülmesi de önemli. Son rakamlar ekonomik istikrarın varlığını işaret etse de, yine bazı kırılganlıklar var. Özel sektöre yönelik özel çalışmalar yapılmalı,” dedi.

“Girişimci Teşvik Edilmeli”
Açılışta söz alan İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ise, Türkiye'nin son 50 yılda kat ettiği ekonomik performansın, açıklanan rakamların iş alemince sürekli takip edildiğini söyledi. Erken, ihracatını 30 yılda 3 milyar dolardan 150 milyar dolara yükselterek dünyanın en hızlı büyüyen 3 ülkesinden biri haline gelen Türkiye ekonomisi için bardağın dolu tarafının iyi değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, “
2011
’de yüzde 8,5’luk büyümeyle tarihi rekorlarımızdan birini kırdık. Dünyada en hızlı büyüyen ikinci ülke olduk. Geçen yıl bir rekor daha kırdık. Tam 1 milyon 300 bin kişiye iş imkânı sağladık. 1 milyon 100 bin kişi Sosyal Güvenlik Kurumu'na kayıtlı oldu. Bunların ikisi de tarihi rekordur. Hedef; Cumhuriyet'in kuruluşunun 100'üncü yılında
2023
yılında bugüne göre 2,5 kat daha zengin olmak, kişi başına düşen geliri 25 bin dolara yükseltmek ve dünyanın en büyük 10 ekonomi arasında yer almasını sağlamak” dedi.
Erhan Erken, özel sektörün dinamik bir yapıya sahip olduğunu ama bu noktada gelişen sektörlere ağırlık verilmesi gerektiğine işaret etti. İnovasyon, markalaşma ve ortaklıkların teşvik edilmesiyle ihracat pazarının farklılaşacağını kaydeden Erken, “Bunun için sistemin yeniden düzenlenmesi lazım. Milletin hâkim olduğu bir sistem gerekli. Bu noktada günümüze uygun, milletin ön planda olduğu yeni bir anayasadan söz ediyorum. Bürokratik refleks azalmalı. Üretim yapan cezalandırılmamalı, dolaylı vergilere yüklenip insanlar bezdirilmemeli, girişimciler teşvik edilmeli, insanımızın eğitim seviyesi arttırılmalı, mesleki eğitime önem verilmeli,” diye konuştu.

Avrupa Birliği Perspektifi Göz Ardı Edilmemeli
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Başdanışmanı ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz yaptığı konuşmada, cari açık vermeden geleneksel üretim kapılarının dışına çıkarak büyümenin olması gerektiğini söyledi. Yılmaz, “Türkiye mevcut büyüme hızına razı olmamalı. Her ne kadar büyüme hızımızı yükseltme hedefimiz de olsa, bu birkaç yıl içinde yapılacak bir iş değildir. Cumhuriyet'in 100. yılında
2023
yılında iddialı kalkınma hedefi belirlendi. Geçmiş 10 yıldaki performansa bakıldığında
2023
hedeflerinin gerçekleştirilmesi imkânsız değil. Ama çok zorlu bir çaba gerektirdiğini de kabul etmemiz gerekiyor. Türkiye önüne koyduğu 2 trilyon dolarlık gayri safi milli hasılaya ulaşabilmek için her yıl milli gelirinin yüzde 25'i kadar yatırım yaparak,
2012-2023
dönemini kapsayan 12 yılda kesintisiz olarak yüzde 7, yüzde 8 büyümek zorunda. Her yıl milli gelirin yüzde 25'i kadar yatırım yapacak kadar tasarrufumuz yok. Yüzde 12-13 seviyelerindeki tasarruf oranımızı yabancı tasarruflarla takviye ediyoruz” diye konuştu.
Yılmaz, Önerilerini Şöyle Sıraladı
Son 10 yılda elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden ekonomik büyümemizin önündeki yapısal engellerin hızla kaldırılması için çalışmalıyız. Zaman artık konuşma değil, eylem zamanıdır. Türkiye mevcut potansiyel büyüme hızında büyümeye razı olmamalıdır. Potansiyel büyüme hızını yüksek cari açık vermeden geleneksel üretim kalıplarının dışına çıkarak katma değeri yüksek bilgi ekonomisinin öngördüğü üretim kalıbına ulaşarak
2010-2011
'deki yüksek büyüme oranlarına yükseltmelidir. Bu arada gerçekçi olalım ama bunu yapmak değil akşamdan sabaha, birkaç yıl içinde bile yapılabilecek bir iş değildir. Avrupa Birliği perspektifini göz ardı etmeden çalışmalarımıza devam etmeliyiz.''
Seminerin öğleden sonraki oturumlarında da, küresel tasarrufların seyri ve Türkiye ekonomisinin yeniden yapılanması, ekonominin yapısal dönüşüm dinamikleri, özel sektörün rekabet yetkinliği ve gelecek perspektifi konulu çalışma oturumları ile Prof. Dr. Nazım Ekren’in oturum başkanlığını üstlendiği Sürdürülebilir kalkınmada Türkiye ekonomisinin dünü ve bugünü başlıklı panel gerçekleştirildi.
