Sanatçı Gülüzar Çevik’in zaman kavramını çini sanatıyla yorumladığı ve Gazze’de yaşanan insani drama dikkat çektiği “Çini ile Zamanda Yolculuk” sergisi, Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de sanatseverlerle buluştu. Filistin’e ithaf edilen sergi, 15 Ocak 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Sanatçı Gülüzar Çevik’in çini sanatını zaman kavramı ve Gazze’de yaşanan insani dramla buluşturduğu “Çini ile Zamanda Yolculuk” sergisi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de yer alan Sâdâbâd Sergi Salonu’nda açıldı. Serginin açılışına Mütevelli Heyet Başkanımız Dr. İsrafil Kuralay, Rektörümüz Prof. Dr. Necip Şimşek, Üniversitemiz eski Rektörü ve Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Berk Ayvaz, Havacılık Zirvesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi akreditasyon ziyareti için üniversitemizde bulunan FEDEK Heyeti, dekanlarımız, akademisyenlerimiz ve öğrenciler katıldı.

DR. KURALAY: “BU SERGİDE TARİH DE VAR, MANA DA VAR”
Sergiye ilişkin değerlendirmede bulunan Dr. Kuralay, sanatın taşıdığı derinliğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Kıymetli bir sanatçımız Gülüzar Çevik hanımefendinin ‘Çini ile Zamanda Yolculuk’ sergisine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Sanatçımız çiniyle hem tarihe hem de maneviyata temas ediyor.” Konuşmasında Necip Fazıl Kısakürek’in sözlerine de atıfta bulunan Dr. Kuralay, “‘Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış; hakikat yalnız, Allah’ı aramakmış.” Bu çizgide yürüyen bir sanatçımız, bütün çalışmalarında Yaratıcının izini ve bugüne yansımalarını sanat diliyle, tarihi de dikkate alarak ifade ediyor” dedi.
Sâdâbâd Sergi Salonu’nun kültür ve sanat hayatındaki yerine de vurgu yapan Dr. Kuralay, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Sâdâbâd Sergi Salonumuzda böyle anlamlı bir serginin açılması beni çok mutlu etti. İnşallah ilerleyen süreçte burada daha farklı ve nitelikli sergilerle sanatseverleri yeniden buluştururuz.”

SANATÇI ÇEVİK: “ZAMANIN KIYMETİNİ ÇİNİYLE ANLATMAK İSTEDİM”
Sanatçı Gülüzar Çevik, serginin çıkış noktasını ve vermek istediği mesajı şu sözlerle dile getirdi: “Bu sergide zamanı anlattım ve bunu çiniye yansıttım. Tüm dünya sanatçılarından örnekler vererek, kendi tarzımda ve metaforlarım üzerinden insanların kalbine dokunmak istedim. Çünkü benim anlatım biçimim çinidir; ben konuşmaktan ziyade eserlerimin konuşmasını isterim.” Sergide özel bir yere sahip olan kelebek eserine de dikkat çeken Çevik, “Benim için en değerli ve en özel eser kelebektir. Orada insanın merkezde olduğunu, zamanın çok kıymetli olduğunu ama asıl patronun zaman olduğunu anlatmak istedim. İnsanların hayatında kaliteli zamanın, kelebek ömrü kadar kısa olduğunu düşünüyorum. Bunun farkında olursak boşa harcayacak bir saniyemiz bile kalmaz” ifadelerini kullandı.
Sergide yer alan Filistin temalı eserlere ilişkin değerlendirmede de bulunan Çevik, konuşmasını şöyle tamamladı: “Sergide toplamda yaklaşık 70 eser yer alıyor ve bunların 4’ü doğrudan Filistin’e ait. Dünyada olup biten kötülüklere karşı sanatsal bir duruş sergilemek istedim. Bunu da yine sanatımla, insanların kalbine dokunarak anlatmayı tercih ettim.”
SERGİ 15 OCAK’A KADAR AÇIK KALACAK
Kurdele kesiminin ardından sanatçı Gülüzar Çevik, sergide yer alan eserlerini katılımcılara bizzat tanıttı. Yaklaşık 70 eserden oluşan sergi, 15 Ocak 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

