İstanbul Ticaret Üniversitesi ile İsviçre Neuchatel Üniversitesi’nin ortak düzenlediği “Göç araştırmaları: mutfağı, aktarımı ve etkileri” başlıklı sempozyum geniş bir katılımla Sütlüce kampüsünde gerçekleştirildi.
Rektör yardımcısı Elçin Aykaç Alp ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Mustafa Said Yazıcıoğlu’nun açılış konuşmalarında göçe ilişkin yapılan araştırmaların önemi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bu konudaki hassasiyeti vurgulanarak, sempozyumun bu alandaki tartışmalara katkı sunma hedefinin altı çizildi.
TİCARET akademisyenlerinden Doç. Dr. Mustafa Poyraz ve Neuchatel Üniversitesi’nden Dr. İbrahim Soysüren de bu inisiyatifin organizatörleri olarak sempozyumun hedefleri ve çalışmanın içeriği konusundaki yaklaşımlarını paylaştılar. Konuşmalarda üç oturumdan oluşan çalışmanın amacı olarak araştırma sürecinin, araştırmayı aktarma biçiminin ve etkilerinin bir bağlantı içerisinde ele alınacağının altı çizilerek, her oturumun konuya farklı perspektiflerden bakacağının altı çizildi.
VERİMLİ OTURUMLAR
Birinci oturumda, Dr. İbrahim Soysüren, Göç Araştırmaları Derneği Yöneticisi Lülüfer Körükmez ve ODTÜ’den Doç. Dr. Emel Coşkun, göç konusunda yapılan çalışmanın mutfağını öne çıkararak, araştırmanın başlama ve ilerleme süreci boyunca araştırmacının aldığı veya alması gereken pozisyonu irdelediler. Oturumda saha çalışmasının incelikleri ve görüşmeler sırasında dikkat edilmesi gereken etikle ilgili noktalara dikkat çekilerek, konunun hassaslığı ve veri toplama konusundaki zorluklar dile getirildi. Özellikle görüşülen kişilerle kurulacak eşit temelli ilişkilerin önemi vurgulanarak, araştırma sırasında ortaya çıkabilecek hierarşik durumların araştırma açısından ne kadar tehlikeli olduğunun altı çizildi. Veri toplamanın objektifliği ve araştırmacının bu konuda göstermesi gereken esnek yaklaşım örneklerle açıklandı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ahu Paköz Türkeli’nin moderatörlüğünde yapılan ikinci oturumun ana meselesi yapılan bir araştırmanın pratiğe nasıl ve hangi yollarla aktarıldığı oldu. Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selmin Kaşka, Fransa Evry Val d’Essonne Saclay Üniversitesi’nden Abdoul Hameth Ba ve Dr. Mustafa Poyraz’ın katıldığı bu oturumda, çalışmanın aktarılma sürecinde kullanılan araçlar ve bu araçlar kullanılırken ortaya çıkan sorunların altı çizilerek, araştırmanın niteliğiyle farklı aktörlere ulaştırılması konusunda oluşan güçlükler eleştirel bir süzgeçten geçirilerek ele alındı.
Öncelikle, araştırmanın sonuçlarının aktarımı için çoğu zaman gözden kaçırılan en temel meselenin bizzat araştırmacıların oluşturduğu ortak tartışma alanları oluşturma konusunda gösterilen isteksizlik olduğu vurgulandı. Her hangi bir araştırmanın değerinin ancak o konuda araştırma yapan sosyal bilimciler tarafından anlaşılabileceğinin altı çizildikten sonra araştırmaların aktarımının en klasik yolunun rapor ve kitap yayını olduğu belirtildi. Göçmen kadın ticareti üzerine yapılan alan çalışmasından verilen örnekler, araştırmaların kamuoyu oluşturmada ne kadar etkili olabileceğini göstermesinin yanında, araştırmanın sonuçlarının basın tarafından yansıtılma biçiminin önemini de göstermektedir.
Bu oturumda ele alınan başka bir konu da araştırmayla eylem arasındaki ilişki oldu. Araştırma sahasında oluşacak olan teori pratik etkileşimi veya eylem araştırma ilişkisinin nitelikli araştırmanın can damarlarından biri olduğu vurgulanarak bizzat araştırmadan çıkan sonuçların direk olarak sahadaki aktörlerle paylaşılmasının önemi üzerinde duruldu. Paris banliyölerinde yapılan alan çalışmasından deneyimlenen eylem araştırma süreci örnek verilerek sahayı hissetmenin ve bilgiyi derin bir paylaşım sürecinde oluşturmanın önemi vurgulandı.
Üçüncü oturumun konusu ise göç araştırmalarının etkileri üzerine idi. İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Korkut Tuna’nın moderatörlüğünü yaptığı bu oturumda Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayhan Kaya, Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Didem Danış ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın katıldığı bu oturumda da çok değişik açılardan araştırmanın etkileri tartışıldı. “İçerden biri” tarafından yapılan araştırmanın etkilerinin çok daha farklı ve derin olacağı konusu geniş bir şekilde müzakere edildi.
Birinci oturumla bağlantılı olarak, “içerden biri” tarafından yapılan çalışmaların etkileri ve sakıncaları da tartışma konusu oldu. Bir yandan, nitelikli verilere ulaşabilmek için, çalışılan alanla çalışmacının aynı aidiyete sahip olmasının getirdiği avantajlar tartışılırken, bir yandan da araştırmacının saha ile yakın ilişkisinin getirebileceği sıkıntılar tartışmaya açıldı. Özellikle de, yakın tarihin sosyolojik ve siyasal boyutlarını anlamak, açısından sözlü tarih çalışmasından gelen verilerin önemi vurgulandı.
TİCARET Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Doğan ve Dr. İbrahim Soysüren’in yaptıkları genel bir değerlendirmeyle sempozyum sonlandı.
