TR EN

Haberler

Her tasarımı bir hikâye anlatıyor

Daima güleç, yaptıklarını anlatırken gözleri parlayan, özenli, önyargısız ve hayatın içinde biri Gökçe Tunç. Bilmiyorsunuz ama; belki giydiğiniz ayakkabı, kolunuza taktığınız çanta, onun tarafından tasarlanmış olabilir. İstanbul Ticaret Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü mezunu Gökçe Tunç, başarı merdivenlerini bir bir tırmandı ve şimdi marka haline gelmiş aranan bir tasarımcı. Kendi mağazası var ama onun asıl işi markalaşmış firmalar için tasarımlar üretmek.

“Genel anlamda ürün ile birlikte bir hikaye sunarken bağ oluşturmaya çalışıyorum. Aslında bu, masallarla büyüdüğümüz için değil midir? Bir hikâye yakalar sizi ve ona inanırsınız. Onu giyinince şanslı olduğunuza ya da size attıracağı adımların farklı olduğuna inanırsınız. Ben de tasarım süresince kendime yeni hikâyeler çiziyorum.”

Bu sözlerin sahibi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü mezunu Gökçe Tunç. Daha 30’unda bile değil. Genç yaşına rağmen o, aranan bir giyim, ayakkabı ve çanta tasarımcısı. Yaptığı tasarımları elbette Galata’daki mağazasında bulabilirsiniz ama aslında belki de çoktan satın aldınız ve bu yazıyı okurken de Gökçe Tunç tasarımlarımdan birini giymiş olabilirsiniz. Ünlü markalara tasarımlar hazırlıyor. Yani ürün değil, alında tasarım satıyor.

Yolunu lisede çizdi

Gökçe Tunç’un tasarım hikâyesi lise yıllarına uzanıyor. “Lisede okurken ne olmak istemediğimin çok farkındaydım fakat kendimi gelecekte nerede görmek istediğim konusunda soru işaretlerim vardı. Aslında hayatım boyunca hikâyeleri sevmemin nedeni de bu” diye söze başlıyor o günleri anlatırken Gökçe hanım ve devam ediyor:

“Yazlıkta başıma bir bandana takmıştım. Ama öyle bir takmışım ki, endüstri tasarımcısı Süha Vural dikkatini çekmiş. Süha hoca o gün benden bir kağıda, bir el çizmemi istedi. Ve çizdiğim o el sayesinde geleceğime dair tüm soru işaretleri yok oldu. Süha hoca beni Ebru Güzelderen ile tanıştırdı. Ebru hoca, benim ışıklı yolumu çizen kişi. Bana yaptığım iş ne olursa olsun onu iş olarak görmemeyi, hedeflerime hırsımla değil doğru adımlar atarak, içime sindirerek gitmeyi Ebru hoca aşıladı. Ailemin benim için düşündüğü meslek farklıydı ama ben ‘yapmama’ hakkımı kullandım. Sabah akşam çizim sınavına hazırlandım. Ve istediğim bölümü istediğim okulda kazandım.”

“Üniversite bir fırsat”

İsteyerek kazandığı okul olan İstanbul Ticaret Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü’ne başladığında, derslerinden geçmek için yoğun çaba sarf etmeye başlar Gökçe Tunç. Ancak; bir terslik olduğunu fark etmesi uzun sürmez:

“Üniversiteye başladığımda tek derdim derslerden kalmamaktı. Telaşla vizelere hazırlanıp koşturuyordum. Ne olup bittiğini pek anlamamıştım. Sonra bir gün derin bir nefes aldım ve düşündüm. Hayata atılmak için aslında son durakta olduğumu fark ettim. O gün okuduğum okulun imkânlarını, hocaların bana sunacağı fırsatları fark ettim. Yenilenmiştim, üniversiteye bakış açım değişmişti. İnanır mısınız her şey birden normale döndü. Sınavların telaş etmeyi gerektirecek bir şey olmadığını anladım. Üniversitedeki en büyük şansım hocalarımdı çünkü onlar aslında sadece hocalarım değil arkadaşlarım da olmuştu. (Hala görüşüp, konuşup, akıl alıyorum hocalarımdan.) Ders arası sohbetlerimiz projeler ve bununla ilgili konular üzerineydi. Başarı artık telaşlı telaşlı ders çalışmayla değil, kendiliğinden geliyordu.”

“Ailem benim yoldaşım”

“Başarımın arkasında aslında hayattaki en büyük desteğim annem, babam, abim, eşi ve çocukları. Onlar benim şansım” diye sözlerine devam ederken, gözleri yine parlıyor Gökçe Tunç’un:

“Hayat gerçekten bir paket ve siz bunun her adımında içindeki güzellikleri bir enerjiyle besliyorsunuz. Olumlu olumsuz size gelen her eleştiri, övgü, baskı sizi hedeflerinize götürüyor. Ailem bu konuda benim en büyük yoldaşım. Sabahlara kadar benimle ezber yaptıkları bile oldu. Hiçbir zaman bir hocamı onların yanında eleştiremedim. Onlara göre bir sorun varsa suçlu bendim.  Şimdi anlıyorum sebebini ve ne kadar haklı olduklarını. Onların yaklaşımı, çabalaması ne yapmam ve nasıl bir emek harcamam gerektiği konusunda bana yol gösterdi. Bugün tasarımlarımı da çizdiğim bu mağazada sizinle bunları konuşuyor olabilmek, hedefime bir adım daha yaklaştığımı gösteriyor.”

Sektörde kendini yetiştirdi

Gökçe Tunç, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden mezun olur olmaz, sektörde çalışmaya başlar. Önce Steve Madden’de görsel planlama yapar. Ancak ona asıl katkıyı ikinci çalıştığı firma yapar:

“MN Tekstil ile mağazacılıkta sektörün farklı taraflarını deneyimleme şansı buldum. Oradaki deneyimim aslında benim hayatımın en kıymetli zaman dilimiydi. Müşteri analizi, ayakkabı, satın alma, mağazacılık ve tasarım konusundaki her deneyimimi ve bilgimi MN Tekstil’e ve İbrahim Şahinoğlu’na (shoes&more) borçluyum. Aslında bu işin bir bütün olduğunu en iyi orada öğrendim. Tasarım bir bütündür ve bizim yaptığımız alanda satış sonrası hizmet de var. Ürünü tasarlayıp, sunup, onu hayal ettirmek ve tamamlayıcı ürünler ile memnuniyeti sağlamak çok önemli… Bu konuda çok şanslı olduğumu hiç çekinmeden söyleyebilirim. Çünkü yenilikçi ve işine aşık, bana tüm bilgilerini bıkmadan aktaran bir kişi ile çalıştım. İbrahim Şahinoğlu, üniversitede seçtiğim yolun doğru olduğunu bana bir kez daha öğretti. Bana ‘kendini hep sev ve en çok da işini’ dedi. Ben şanslı bir insanım çünkü aşık olduğum işi yapıyorum. Sabahlara kadar çalıştığımızda bile zevk alıyorum. Sorunlar oyunun bir parçası ve bunlardan şikayet etmeden hayatıma dâhil etmem gerektiğini biliyorum.”

İlham kaynağı; sokak

Gökçe Tunç, kendi mağazası olan Unexpected Stories’i Ağustos 2015’te Galata’da açtı.

Mağaza açma hikayesini anlatırken, “Bu benim hikayem” diyerek çıktım yola ve bu hikayede sürekli sürprizler yer alıyor’’ diye başlıyor söze Gökçe Tunç ve devam ediyor:

“Hikâyenin izlerini mağazada görebilirsiniz. Ayakkabı ve çanta, koleksiyonun ana parçaları. Bunun yanı sıra aksesuar, bijuteri ve tekstil ürünleri yer alıyor. Limited Collection olarak üretim yapılıyor. Aslında her ay yeni bir model ekleniyor. İlham kaynağım adını bilmesem de sokakta her gün rastladığım karakter sahibi, söyleyecek sözleri olan, ayakları yere basan genç kadınlar aslında. Tasarım süresince hayata dair hoşuma giden her detayı, ürünlerimin üzerine taşıyorum. Bunu yaparken de en önemli detay kullanılabilir ve ulaşılabilir olmak.”

“Hayal ve gerçek bir arada”

Şu an üniversitede okuyanlar ve geleceğe hazırlananlar için de söyleyecekleri var:

“Hedefin kadar, hedefine ulaşma yolunu da doğru belirlemek önemli. Yapmak istediklerimi belirlerken, her ne kadar hayallerden beslenmekten bahsetsem de doğru ürün yelpazesi ile doğru ürünü sunmak gerekiyor. Zor olan gerçek ve hayal kısmında ayaklarınızın yere basması. Doğru karar vermek. Sonrası işin güzel ve eğlenceli yanı… Hayalinizde yarattığınız, inandığınız bir şeyi realiteye dökmek… Çok özgür davranamıyorsunuz, çeşitlilik yaratmak zor. O yüzden ben bir yolculuktayım ve bu yolculukta gidebildiğim yere kadar doğru adımlarla yürümeyi seçtim.  Hayattan zevk alarak, doğru insanlarla, doğru adımlarla bu hikayeyi götürmek en büyük hayalim.”

DİĞER Haberler

İstanbul Ticaret Üniversitesinin Paydaşları Arasında Yer Aldığı 6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali Başladı
5 Kasım 2026 İstanbul Ticaret Üniversitesi, Korkut Ata Film Festivali’nde Yönetmenleri ve Sanatseverleri Buluşturuyor
4 Kasım 2026 COP31’e Doğru Webinar Serisinin Kapanış Oturumunda “Döngüsel Kampüs” Projesi Tanıtıldı
4 Kasım 2026 İstanbul Ticaret Üniversitesinin Katkısıyla Üsküp’te Muhafazakârlığın Psikolojisi Tartışıldı
3 Kasım 2026 Erasmus Days Kapsamında Giden Öğrenci Oryantasyonu Gerçekleştirildi
2 Kasım 2026 Erasmusfest ile Uluslararası Kültürler Bir Araya Geldi
2 Kasım 2026 ‘Kültürel dışa açılma’ projesi, TEDA’da sıra yeni etaba geldi
2 Kasım 2026 COP31’e Doğru Webinar Serisinde İklim Finansmanı ve Ticaret Ele Alındı
28 Ekim 2026 Avrupa’da Finale Kalan MİYLOW’a Türkiye’den Ödül
27 Ekim 2026 İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden 6 Öğrenci Topluluğu MTKB Platformu’na Kabul Edildi
27 Ekim 2026
WhatsApp Memnuniyet Yönetim Sistemi