Genç Hukukçular Kulübü, Hukuk Kulübü ve Hukukçular Derneği’nin birlikte düzenlediği Hukuk Okulu-2 programı
22 Şubat 2014
tarihinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Sütlüce yerleşkesi konferans salonunda Üniversitemiz Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla’nın konuşması ile kaldığı yerden devam etti.
Konferans, üniversitemiz öğrencileri ve İstanbul’daki çeşitli üniversitelerde okuyan hukuk fakültesi öğrencileri tarafından büyük ilgi gördü. Türkiye’deki hukuk sistemini ve hukukçuları değerlendiren Prof. Dr. Atilla Yayla şunları söyledi: Kanunlar doğal hukuk çerçevesinde doğar. Birden ortaya çıkmaz, kanun koyucu kural yaratmaz, var olan kuralı keşfeder. Örneğin, Türkçe öğrenirken ana kucağında doğal ortamda öğreniyorsun, dilin yaratıcısı olmaz. Türkçenin kurallarına uymazsan toplum seni dışlar. Hayatın akışı içinde insanların hatalarını düzelterek istemeseler de kurallara uyduklarını vurguladı.
Hukuk kurallarının ahlak kurallarına göre yaptırım gücüne sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Atilla Yayla, “hukuku uygulamak teknik bir iştir. Avukatlık, hukuk hâkimiyeti açısından bakıldığında, hâkimlik ve savcılığa göre daha önemlidir. Yurt dışında pek çok ülkede avukatlık mesleği, hâkim ve savcılık mesleklerine göre daha önemli görülmektedir. Fakat Türkiye’de ise itibarı en az olanı avukatlıktır” şeklinde konuştu.
Öğrencilere meslekleri hakkında tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Atilla Yayla şunları söyledi: Sevdiğiniz için hukuka geldiniz. Mesleğinizi sevmeniz çok önemli. Unutmayın, herkes gibi hukukçuların da hukuk kurallarına uyması gerekir. Mesleğe yeni başlayan bir kişinin örneğin yirmi üç yaşında hâkim olabildiği görülmektedir. Hâkim ve savcıların önce belli bir süre avukatlık yaparak meslekte tecrübe kazanmaları gerekmektedir. Daha sonra belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra halim ve savcı olmalıdırlar.

