Üniversitemizin farklı kampüslerinde gerçekleştirilen “Kültür ve İstanbul” dersi bu kez Dr. Mimar Sinan Genim ile gerçekleştirildi. “Prohistorya’dan Günümüze İstanbul’un Yerleşi Tarihi” başlığı ile verdiği derste Genim; İstanbul’un geçmişi ile ilgili ilginç bilgiler verdi.
Aristoteles (
MÖ:384-322
) bir anlatısında “Bir şehir, farklı türde insanlardan oluşur; benzer insanlar bir şehir meydana getiremez” demekte.
1915
’de İstanbul’da bulunan Macar asıllı Mimar Karoly Kos ise daha sonra kaleme aldığı anılarında İstanbul’u şöyle tasvir eder: “İstanbul bir şehir idi, herhangi bir şehir değil”.
Geçmişte herhangi bir şehir değil, gerçekten bir dünya şehri olan İstanbul’un tarihi acaba nasıl oluştu. “İstanbul ve Mimarî” makalesi bize geçmişin ve geleceğin İstanbul’u için ipuçları veriyor. Bu şehrin geçmişi ne zaman başlıyor ve geleceğe doğru nasıl bir yolculuk yapmakta.
XVI. yüzyıl
da Latifi’nin kaleme aldığı dizeler bize neyi anımsatıyor?
İrem bağ budur dir her görenler
Ki çıkmak istemez ana girenler
………
Öğme ey hâce bize Hind ü Hitâ vü Hoten’i
Bundadur lutf ü şeref buna İstanbul dirler.
Yeni gelen tüm öğrencilerimizin aldığı “Kültür ve İstanbul” dersinin ilki, İstanbul Kültür Turizm İl Müdürü Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili ile, ikincisi Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Müzik Müzesi Müdürü Süleyman Faruk Göncüoğlu ile, üçüncüsü Ayasofya Müzesi Müdürü Hayrullah Cengiz ile ve dördüncüsü de Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Doç. Dr. Haluk Dursun gerçekleştirilmişti.
Dr. Mimar Sinan Genim Kimdir?
1945
yılında Kuzguncuk'ta doğdu. Dedesi Yüksek Mimar Kenan Mermer'in koyduğu isim ve seçmesini umduğu meslek yolunda çocukluğunu ve ilk gençliğini Kuzguncuk-Nakkaştepe yolunda doğa ile iç içe geçirdi, 45. İlkokul'a yakın olan evlerinin ve çevresinin atmosferinde büyüdü. Saray mimarları ailesinin de yaşadığı bu çevrede
1963
yılında Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdi. Kuzguncuk Kültür Derneği'nin kuruluş aşamasında bulundu, tiyatro çalıştı, liseden sonra bir dönem Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne devam etti ama daha sonra İstanbul'a döndü.
Mimarlık serüveni Türkiye Yüksek Teknik Öğretim Vakfı Işık Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'na girmesiyle başladı,
1969
yılında mimar olarak mezun oldu.
Mimarlık yaşamına öğrenciliğinde
1967
yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Saraylar Dairesi'nde mimar olarak başlarken Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Küçüksu Kasrı gibi yapıların restorasyon proje ve uygulamalarında deneyimini arttırmakla kalmamış,
1971-1974
yılları arasında mezun olduğu Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu'nda Mimarlık Tarihi ve Rölöve asistanlığı yaparken İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Mimarlık Bölümü Rölöve ve Restorasyon Ana Bilim Dalı'nda yüksek mimarlık eğitimini
1975
yılında tamamladı.
Bu arada Prof. Dr. Nurhan Atasoy’un teşviki ile
1974-1981
yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Estetik ve Sanat Tarihi Kürsüsü’nde asistanlık yaptı ve Türk-İslam Sanatı Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Oktay Aslanapa ile doktora çalışmasına başladı.
1980
’de “Fethinden Lâle Devri’ne Kadar İstanbul’un İskânı, İskân Özellikleri ve Mesken Tipleri” konulu teziyle “Edebiyat Doktoru” (Ph. D.) unvanını aldı.
Dersimizden bazı kareler…