İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde düzenlenen “5 Kıta 1 Gündem: Moldova” programında; Türkiye, Moldova ve Gagauziya arasındaki diplomatik ilişkiler, kültürel bağlar, ekonomik iş birlikleri ve bölgesel gelişmeler uzman isimlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Programda, Gagauziya’nın Türk dünyası ile Moldova arasında üstlendiği kültürel köprü rolü ile iki ülke arasındaki ticari ve akademik ilişkilerin geleceği dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “5 Kıta 1 Gündem: Moldova” programında; Türkiye, Moldova ve Gagauziya arasındaki diplomatik ilişkiler, kültürel bağlar, ekonomik iş birlikleri ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ahî Çelebi Kampüsü Eminönü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Moldova Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Prof. Dr. Oleg Serebrian, Emekli Büyükelçi Ender Arat ve Dr. Vitali Cazanji konuşmacı olarak katıldı. Programın moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanımız ve Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürümüz Prof. Dr. Ahmet Kavas üstlendi. Etkinliğe; Rektörümüz Prof. Dr. Necip Şimşek, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Hanifi Parlar, Genel Sekreterimiz Erdal Cesar, STK temsilcileri, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz katıldı.

“TARİHİMİZİN VE AKLIMIZIN OLDUĞU COĞRAFYALARLA İLİŞKİLERİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektörümüz Prof. Dr. Necip Şimşek, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel bağlarının bulunduğu coğrafyalarla ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Moldova, Gagauziya ve Türkiye ilişkilerinin akademik platformlarda ele alınmasının değerli olduğunu belirten Prof. Dr. Necip Şimşek, üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Komşu ve Çevre Ülkeler Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin bu alandaki çalışmalarına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bizim tarihimizin olduğu coğrafya, aynı zamanda aklımızın olduğu coğrafyadır. Bu vesileyle ilişkilerimizin ve irtibatlarımızın daha da artmasını temenni ediyoruz. Bugün burada değerli büyükelçilerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Panel kapsamında mevcut ilişkilerimizin yanı sıra geleceğe dönük olarak neler yapılabileceği de değerlendirilecek.”

“MOLDOVA’YI YETERİNCE TANIMIYORUZ”
Programın moderatörlüğünü üstlenen İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanımız ve Merkez Müdürümüz Prof. Dr. Ahmet Kavas ise üniversitemiz bünyesinde uzun yıllardır faaliyet gösteren merkezin yakın ve uzak coğrafyalara ilişkin akademik çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Daha önce Almanya, İran, Sudan ve Somali gibi farklı ülkeler üzerine programlar düzenlediklerini belirten Prof. Dr. Ahmet Kavas, Moldova’nın Türkiye’de yeterince tanınmadığını söyledi.
Prof. Dr. Ahmet Kavas, üniversitemiz öğrencilerinden Dr. Vitali Cazanji’nin Moldova konusunda önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Moldova bize aslında düşündüğümüzden çok daha yakın bir ülke. Tarihsel bağlarımızın bulunduğu bu coğrafyayı daha iyi tanımamız gerekiyor” dedi.

BÜYÜKELÇİ SEREBRIAN: “TÜRKİYE, MOLDOVA İÇİN STRATEJİK BİR ORTAK”
Moldova Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Prof. Dr. Oleg Serebrian ise konuşmasında Türkiye ile Moldova arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini ifade etti. Antalya Diplomasi Forumu sonrasında iki ülke arasındaki diplomatik temasların yoğunlaştığını belirten Serebrian, Türkiye’nin Moldova açısından en önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2022 yılı itibarıyla 1 milyar doları aştığını kaydeden Serebrian, önümüzdeki yıllarda bu rakamın 2 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini ifade etti. Türkiye’nin Moldova’daki en önemli yatırımcı ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Serebrian, özellikle turizm, ticaret ve yatırım alanlarında ilişkilerin her geçen gün güçlendiğini dile getirdi.
“GAGAUZİYA, TÜRK DÜNYASI İLE MOLDOVA ARASINDA KÖPRÜ OLABİLİR”
Konuşmasında Gagauziya’nın önemine geniş yer ayıran Büyükelçi Serebrian, Gagavuzların Moldova ile Türk dünyası arasında önemli bir kültürel köprü niteliği taşıdığını söyledi. Gagauzların hem Türk kökenli hem de Ortodoks Hristiyan bir topluluk olması nedeniyle özgün bir kimliğe sahip olduğunu ifade eden Serebrian, Gagauz kültürü ve dilinin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
UNESCO tarafından kaybolma tehlikesi altındaki diller arasında gösterilen Gagauzca’nın yaşatılması için Türkiye’nin desteklerinin önemli olduğunu kaydeden Serebrian, TİKA’nın bölgede eğitim, kültür ve altyapı alanlarında yürüttüğü çalışmalara dikkat çekti.
Moldova’nın yaşadığı en önemli sorunlardan birinin nüfus kaybı olduğunu belirten Serebrian, özellikle genç nüfusun yurt dışına göç ettiğini, bunun Gagauziya’da da ciddi şekilde hissedildiğini ifade etti.

ENDER ARAT’TAN MOLDOVA’NIN İLK YILLARINA İLİŞKİN DİPLOMATİK ANILAR
Emekli Büyükelçi Ender Arat ise konuşmasında Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Moldova’da görev yaptığı yıllara ilişkin dikkat çekici anılarını paylaştı. Türkiye’nin Moldova’daki ilk diplomatik temsilcilik sürecine tanıklık ettiğini belirten Arat, 1992 yılında Moldova’ya ilk kez gittiğinde ülke hakkında çok sınırlı bilgiye sahip olduklarını söyledi.
Moldova’nın Romanya ile birleşeceği yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini ifade eden Arat, Moldova halkının kendi kimliğini koruma yönünde güçlü bir irade ortaya koyduğunu vurguladı. Gagauziya’nın Moldova için stratejik öneme sahip olduğunu belirten Arat, Türkiye’nin bu süreçte yapıcı bir rol üstlendiğini ifade etti.
“GAGAUZİYA’NIN STATÜSÜNDE TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ KATKISI VAR”
Gagauziya’nın özerk statüsünün oluşum sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ender Arat, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Moldova ziyaretinin kritik bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Gagavuzların Moldova içerisinde kültürel kimliklerini koruyarak yaşamalarının önemine dikkat çeken Arat, Türkiye’nin bu süreçte arabulucu ve destekleyici bir rol oynadığını ifade etti. Gagavuzların Türk kimliğini ve dilini uzun yıllar boyunca korumayı başardığını belirten Arat, tüm baskılara rağmen Gagauzca’nın ve Gagavuz kültürünün yaşamaya devam ettiğini söyledi.

TÜRK ŞİRKETLERİNİN MOLDOVA’DAKİ YATIRIMLARI DEĞERLENDİRİLDİ
Konuşmasında ekonomik ilişkilere de değinen Emekli Büyükelçi Ender Arat, Moldova’da ilk görev yaptığı dönemde Türkiye ile Moldova arasında neredeyse sıfır seviyesinde ticaret bulunduğunu ifade etti. Bugün ise Türk şirketlerinin Moldova’da önemli yatırımlara imza attığını belirten Arat, özellikle Summa Grubu’nun ülkede gerçekleştirdiği projelerin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Alışveriş merkezlerinden otellere, hastanelerden stadyumlara kadar birçok büyük yatırımın Türk firmaları tarafından hayata geçirildiğini kaydeden Arat, Türkiye ile Moldova arasındaki ekonomik ilişkilerin kısa sürede önemli bir seviyeye ulaştığını ifade etti.

“ÜNİVERSİTELER, DİPLOMASİ VE İŞ DÜNYASINI BULUŞTURMALI”
Programın kapanışında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Kavas, üniversitelerin diplomasi, akademi ve iş dünyasını bir araya getiren merkezler olması gerektiğini söyledi. Moldova’nın Türkiye’ye coğrafi olarak yakın olmasına rağmen yeterince tanınmadığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Kavas, üniversitemizde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin ülkeler arasında önemli köprüler kurduğunu belirtti.
Türk şirketlerinin Moldova’daki yatırımlarının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Kavas, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin bundan sonraki süreçte de farklı coğrafyalardan uzmanları, diplomatları ve iş dünyası temsilcilerini öğrencilerle buluşturmaya devam edeceğini ifade etti. Program, katılımcıların yönelttiği soruların cevaplanmasının ardından çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.