TRT Akademi Söyleşileri kapsamında ünlü radyocularla İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu. "Radyo: Bitiyor mu? Evriliyor mu?" etkinliğinde radyonun geçmişi, bugünü ve geleceği konuşuldu. Konuşmacıların ortak fikri, radyonun teknolojik gelişmelere çok hızlı ayak uydurabildiği ve bu sayede hayatta kalmaya devam edebildiği oldu.
TRT Akademi Söyleşilerinin durağı bu kez İstanbul Ticaret Üniversitesi oldu. Radyonun geçmişi, bugünü ve geleceğinin konuşulduğu "Radyo: Bitiyor mu? Evriliyor mu?" başlıklı söyleşiye; İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Aktaş, TRT Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, akademisyenler ve öğrenciler ile konuşmacı olarak TRT FM’den sunucu-yapımcı Acar Acartürk, Turkuvaz Radyo Yayın Müdürü ve program sunucusu Füsun Alkan, Best FM’den Cem Arslan, Show Radyo Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, Radyo ve TV programcısı Yavuz Seçkin katıldı.
‘’KARİYER PLANLAMASINA YARDIMCI OLACAK’’
Söyleşinin açılışında konuşan İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Aktaş, etkinliğin iletişim fakültesinde eğitim gören öğrencilerin kariyer planlamasında yardımcı olacağını söyledi. Söyleşinin üniversitenin radyo kurmayı planladığı bir zamanda yapılmasının önemli ve anlamlı olduğunu belirten Aktaş, emeği geçenlere teşekkür ederek, "Kariyer planlamasını radyo yayıncılığı için üzerine kurgulamak isteyen öğrenciler için bilgi ve beceri paylaşımı ortaya çıkacak" diye konuştu.
"RADYO HAYATIMIZDAKİ VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR’’
TRT Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, üniversiteleri ve akademik camiayı önemsediklerini belirterek, "Sadece burada üretilen bilgiyi koridorlarımıza taşımak değil, aynı zamanda buradaki enerjiden de nasiplenmeyi arzu ediyoruz. Yarın sektör adına bayrağı teslim edeceğimiz, bu sektörü ileriye taşıyacak olan müstakbel meslektaşlarımız sizlersiniz. Sizlere yayıncılık dünyasıyla ilgili birtakım şeyleri vermek bizim görevimiz. Bu sadece üniversitelerin değil TRT'nin ve diğer yayıncı kuruluşların da misyonu ve görevi" dedi.
Durdu, "Radyo kendini yeni teknolojik gelişmelere çok hızlı adapte ederken aynı zamanda modern iletişim araçlarının doğasından kaynaklanan birtakım eksiklikleri de tolere edip hayatımızdaki varlığını devam ettiriyor" diye konuştu.
‘’TRT’DE GELENEKSELLİK VAR’’
Söyleşiyi yöneten TRT FM program yapımcısı ve sunucusu Acar Acartürk, TRT'nin program anonslarından örnekler okuyarak, "Bence TRT radyolarında evrilme sürecinin içine girmeye ihtiyaç olmayan bir geleneksellik var" dedi. TRT'nin farklı dillerde yayın yapan radyolarının da bulunduğunu hatırlatan Acartürk, TRT'nin bazı radyo programından örnek vererek "Pek çok program reyting kaygısı olmadan, rekabete girmeden sürüyor" diye konuştu.
"RADYO BENİM İÇİN BİR TUTKU"
Turkuvaz Radyo Yayın Müdürü ve program sunucusu Füsun Alkan, ilk olarak 1996 yılında tanıştığı radyonun kendisi için bir tutku haline geldiğini söyledi. Konservatuvarda müzik öğretmeni olmak ve Anadolu'ya gitmek isterken radyocu olduğunu anlatan Alkan, "Pek çok insan radyo programcısı olmak için, bense tam tersi öğretmen olmak için mücadele veriyordum" dedi. Sesin olduğu her mecrada ses ve müzik devam ettikçe radyonun da devam edeceğini ifade eden Alkan, "Radyo hiçbir zaman ölmez, ölmemesi için buradayız zaten" diye konuştu.
‘’RADYO HERKESİN HAYATINDA’’
Best FM programcısı Cem Arslan ise 25 yıldır radyo programı yaptığını, 25 yıl önce radyoya başladığında kendisine "Radyo bitti" dediklerini fakat kendisinin de "Keşke başlamasaydık madem bittiyse" dediğini aktardı. Müzik ve eğlencenin olduğu bir şov programında, yayının enerjisine ve komedisine katkı yapacak her şeyi yaptığını anlatan Arslan, "Müziksiz eğlence, eğlencesiz de müzik olmaz. Biz hepsini iç içe yapıyoruz." dedi.
Yayına çok iyi hazırlandıklarını, dinleyicilerin gündemden, yol durumundan, hava durumundan, dış dünyadan ve bilmesi gereken şeylerden haberdar ettiklerini aktaran Arslan, şunları ekledi:
"Herkesin hayatında 15 dakika da olsa 4 saat de olsa radyo muhakkak var. Radyosuz bir hayat olmuyor. Çünkü bu yoğun tempoda insanların tüm dünyayı bizler kadar takip etmesi mümkün değil. Bizler sizler adına takip edip, konuları eleyip, bilmeniz gerekenlerin üzerine bir espri ve yorum ilave ederek veriyoruz."
"RADYO HALK İÇİN VAR"
Show Radyo Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, "Mahallenin muhtarına, pazarda limon satan adamın zabıta tarafından denetlenmesine, İstanbul'da yolda göremediğiniz trafik polisine dair sözü radyo söyler. Radyo halk gazeteciliği yapar ve halk için vardır" dedi. Köşe yazılarındaki süslü cümlelerin radyoda bulunmadığını çünkü radyocunun halkın içinde olduğunu dile getiren Şendir, radyonun herkesin dostu olduğunu ve her yayıncının kendi dünyasından bir şey söylediğini aktardı.
‘’ÖN HAZIRLIK ŞART’’
Radyo ve TV programcısı Yavuz Seçkin ise radyo programında yaptıkları şakaların bugünün sosyal medya içeriklerini oluşturan gençlerin yaptığı şeyin ön çalışması olduğunu fakat bunu bilmediklerini ifade etti. İyi bir ekip olarak radyo programı yaptıkları yıllarda, radyoya programdan saatler önce geldiklerini ve her gün neler yapabileceklerini konuştuklarını söyledi. Radyo programcısının kaleminin de kuvvetli olması gerektiğini vurgulayan Seçkin, "Radyo programcılığı mutlaka ön hazırlığı yapılması gereken bir meslek." ifadesini kullandı.
Radyonun tarihine, bugününe, TRT ile özel radyoların çalışmalarına ve radyo yayınlarının geleceğine dair konuların da konuşulduğu program, öğrencilerin soruları ve Dekan Prof. Dr. Aktaş'ın katılımcılara teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.