İstanbul Ticaret Üniversitesi Kadın ve Aile Uygulama ve Araştırma Merkezi’nce düzenlenen Yüzüncü Yıl Panelleri’nin üçüncüsü “Yüzyılın Mimarlığı Mimarlığın Kadınları” Sütlüce Yerleşkemizde gerçekleşti.
Merkez Müdürü Dr. Ayşen Barlak Güngör’ün moderatörlüğünü yaptığı panele, Üniversitemiz Öğretim Görevlisi ve aynı zamanda Yapı ve Teknik İşler Müdürümüz Dr. Sacide Akın, Üsküdar Belediyesi Fen İşleri Müdür Yardımcısı Dr. Esra Özdil konuşmacı olarak katıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, farklı alanlarda tarihe geçmiş, akademik çalışmalar yapmış kadınların konuşulduğu ve konuk edildiği panellerin üçüncüsünde, kadın perspektifinden mimarlık, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere iki başlık altında değerlendirildi.
KADINLARIN KURDUĞU VAKIF ESERLER HÂLEN AYAKTA
Cumhuriyet öncesi dönemde mimari gelişmeler üzerine konuşan Dr. Esra Özdil; Osmanlı Döneminde, kurumsal hizmetlerin büyük bir kısmının vakıflar üzerinden sürdürüldüğünü belirterek “ İnşa edilen ve günümüze kadar ayakta kalmış eserlerin bir kısmının kadınlar tarafından kurulmuş olan vakıflar üzerinden en ince ayrıntıları düşünülerek yaptırılmıştır. Osmanlı Dönemi hâkim olan vakfetme kültürü ile sadece hanedan hanımlarının, kızlarının değil Anadolu’nun en ücra köşesinden bile kadınların mimarinin gelişmesine katkısı olmuştur” dedi.
SELÇUKLU’DAN GÜNÜMÜZE
Dr. Özdil, Türk tarihinde, devlet yönetiminde söz sahibi olan kadınların, mimaride de söz sahibi olduğunu ve şehirlerin şekillenmesinde kadının etkin rol aldığını ifade etti. Dr. Özdil, “Selçuklu’dan günümüze kadar ayakta kalan eserlerin Tarihsel süreçte kadınlar inşa ettirdikleri camilerin yanına hanlar hamamlar da ekleyerek külliyeye dönüştürülmüştür. 18.yy’dan sonra ise külliyelerin yanı sıra hastaneler, saraylar imar edilmiştir” diye konuştu. Dr. Sacide Akın da Cumhuriyet sonrası mimarideki gelişmeler ve kadının etkileri ile ilgili konuşmasında, ilk mimarlık eğitimi alan Türk kadınlarının, 1882’de kurulan ve içinde heykeltraşlık, mimarlık ve hakkaklık ile sanat derslerinin okutulduğu Sanayi-i Nefise Mektebine 1930 yılında giriş yapan Leman Cevat Tomsu ve Munevver Belen Gözeler’in olduğunu hatırlattı. Dr. Akın, şunları söyledi: “Bu mektepten mezun olan ve Cumhuriyet dönemine ismini yazdıran kadın mimarların sayısı çok azdır. Ancak bir Vakıf Mimarı olarak anılan Cahide Tamer Aksel, özellikle Amcazade Hüseyin Paşa Yalısındaki özverili çalışması ve 12 yıl süren Yedikule Hisarı restorasyonu ile dönemin aranan Restoratör mimarı olarak anılmaktadır. Ancak Cumhuriyet Dönemi kadın mimarlarından, döneme damgasını vuracak ve gelecek nesillere aktarılacak yeni bir eser üretilememiştir” Panel, Merkez Müdürümüz Dr. Ayşen Barlak Güngör’ün panelistlere Teşekkür Sertifikası takdimi ile sona erdi.
