İstanbul Ticaret Üniversitesi EFAM Söyleşileri’nde konuşan Dr. İlker Koç, iklim değişikliğinin geri döndürülemez bir aşamaya geldiğini belirterek, yeşil dönüşümün gönüllülükle değil, zorlayıcı politikalar ve finansal araçlarla hayata geçirilebileceğini vurguladı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Ekonomi ve Finans Uygulama ve Araştırma Merkezi (EFAM) tarafından düzenlenen EFAM Söyleşileri’nin yeni programında, “Yeşil Finans Uygulamaları ve İklimle Bağlantılı Finansal Riskler” başlığı ele alındı. Programın moderatörlüğünü EFAM Müdürü Prof. Dr. Elçin Aykaç Alp üstlenirken, söyleşinin konuşmacısı üniversitemiz Finans Enstitüsü Bankacılık doktora programı mezunu, Adil Katılım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Dr. İlker Koç oldu. “Üniversitemiz YouTube hesabından yayımlanan söyleşide, iklim krizi karşısında ekonomik sistemin dönüşüm zorunluluğu, bu süreçte finans sektörüne düşen rol ve mevcut riskler örneklerle değerlendirildi.”

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ DURDURAMIYORUZ, AMA YÖNETMEK ZORUNDAYIZ”
Dr. İlker Koç, iklim değişikliğinin artık geri döndürülemez bir aşamaya geldiğine dikkat çekerek, bu noktadan sonra temel hedefin etkileri azaltmak ve kaçınılmaz sonuçlara uyum sağlamak olduğunu söyledi. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda ciddi bir su stresiyle karşı karşıya kalacağını belirten Dr. Koç, uyum politikalarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
YEŞİL DÖNÜŞÜM “İYİ NİYETLE” DEĞİL, ZORLAYICI POLİTİKALARLA OLUR
Söyleşide öne çıkan başlıklardan biri, yeşil dönüşümün gönüllülük esasına bırakılamayacağı oldu. Dr. Koç, şirketlerin ve ülkelerin hâkim motivasyonunun hâlâ kârlılık olduğunu belirterek, sürdürülebilirliğin ancak zorlayıcı regülasyonlar, teşvikler ve yaptırımlarla mümkün olabileceğini ifade etti. Dr. Koç, bu kapsamda “ceza ve ödül mekanizması”nın ekonomik sistemin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI: DÖNÜŞÜMÜ TETİKLEYEN KIRILMA NOKTASI
Dr. İlker Koç, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın küresel ölçekte ilk gerçek zorlayıcı adım olduğunu vurguladı. Bu düzenlemelerin yalnızca çevre politikası değil, doğrudan ticaret ve finans politikası niteliği taşıdığını belirten Dr. Koç, Türkiye’de sürdürülebilirlik gündeminin hız kazanmasının arkasında da bu sürecin bulunduğunu ifade etti.
FİNANS, YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN EN GÜÇLÜ MANİVELASI
Söyleşide finans sektörünün dönüştürücü gücü özellikle öne çıktı. Dr. Koç, mevcut ekonomik sistemin “finans kapital” niteliği taşıdığını belirterek, “Finansman sağlanan sektörler büyüdü, dışlanan sektörlerin ise hızla daraldı. Bu nedenle yeşil dönüşüm, ticaretin kapsayamadığı alanlarda dahi finansal araçlar yoluyla zorlanabilir” dedi.

BANKACILIKTA YENİ DÖNEM: YEŞİL VARLIK ORANI
Dr. İlker Koç, bankacılık sektöründe gündeme gelen Yeşil Varlık Oranı uygulamasının önemine dikkat çekti. Bankaların portföylerindeki faaliyetlerin çevresel etkilerini ölçmek zorunda kalacağını belirten Dr. Koç, bu yaklaşımın ilerleyen dönemde sermaye yeterliliği gibi temel göstergeleri de etkilemesinin beklendiğini aktararak, yeşil dönüşümün bankalar açısından artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
İKLİMLE BAĞLANTILI FİNANSAL RİSKLER: BANKALAR İÇİN YENİ BİR RİSK ALANI
Söyleşide iklimle bağlantılı finansal riskler, “fiziksel riskler” ve “geçiş riskleri” olarak iki ana başlık altında ele alındı. Aşırı hava olaylarının üretimi aksatması ya da yeni çevresel düzenlemelerin ihracatı sınırlaması gibi gelişmelerin bankaların kredi risklerini doğrudan etkilediğini ifade eden Dr. İlker Koç, bu risklerin artık teorik değil, finansal tabloları etkileyen somut unsurlar haline geldiğini söyledi.
EFAM Söyleşileri, ekonomi ve finans alanındaki güncel ve stratejik konuları ele alan programlarla devam edecek.
