İstanbul Ticaret Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün Yaratıcı Ekonomi ve Endüstriler Programı ve İstanbul Ticaret Odası ile birlikte, Türkiye’deki diğer paydaşların da temsil edileceği Uluslararası Yaratıcı Ekonomi Merkezi’ni kurdu.
Merkezin açılışı, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü Temsilcisi Carolina Quintana’nın yaptığı konuşmaların ardından yapıldı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü Mal, Hizmet ve Emtialar Uluslararası Ticaret Bölümü Direktörü Guillermo Valles de video konferans yoluyla katıldı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın ortaklaşa düzenlediği ''Gelişmekte Olan Ekonomilerde Kriz Sonrası Finans, Ticaret ve Yatırım: Sürdürülebilir Büyüme Modelleri ve Yaratıcı Endüstrilerin Rolü'' adlı konferansın açılış konuşmasını yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren, küresel krizin, uluslararası ticaret ve sermaye hareketliliğinin düzeyini, yönünü ve şeklini etkileyerek ve sürdürülebilirlikte kırılganlıklar üreterek birçok sektör ve ekonomide daralmaya neden olduğunu vurguladı.
Ekren, ''Yaratıcılık, girişimciliğe teşvik eden, yenilik geliştirme kapasitesini güçlendiren, verimliliği artıran ve ekonomiyi hızlandıran bir faktördür. İstanbul Ticaret Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü böyle bir yapılanmaya katkı sağlamak amacıyla ilgili diğer paydaşların da yer alacağı Uluslararası Yaratıcı Ekonomi ve Kültür Endüstrileri, Yaratıcı Şehirler Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni kurma kararı aldı. Bugün de merkezi açmak için bir aradayız’ diye konuştu.
Daha sonra söz alan İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Erhan Erken, Merkezin kuruluş sürecinde üniversitenin konumu ve İstanbul Ticaret Odası'nın önemine vurgu yaptı. İstanbul’un adını taşıyan bir üniversitede, ticaret hayatını yakından ilgilendiren bir projenin hayata geçirilmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Erken, “Yenilikçi ekonomi diye tanımlayabileceğimiz bu alanda yapılacak çalışmalar üniversitemizin uluslararası niteliğinin çıtasını daha yukarı çıkmasında rol alacaktır. Yenilikçi ekonomi ve endüstriler sahasında iş dünyasının koçluğunu yapan üniversite işlevini görmüş olacağız,” dedi.
Film, dizi, yayın gibi çeşitli sanat çalışmalarının insanın ruhuna, manevî yönüne hitap ettiğine dikkat çeken Erken, son iki yüzyıldır her şeyin metalaştığı bir algılama süreci var. Bu süreçte kültürün ve insanı insan yapan duyguların da salt meta (mal) haline gelmesinin büyük bir tehlikeyi beraberinde getireceğini söyledi.
Açılışa video konferansla katılan Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü Mal, Hizmet ve Emtialar Uluslararası Ticaret Bölüm Direktörü Guillermo Valles, büyük ve gelişen ülkelerdeki resesyona dikkat çekti. Valles, yeniden yapılandırmada yeni yollara ihtiyaç olduğunu söyledi. Bunun için de yaratıcı ekonomilerin devreye gireceğini dile getirdi. Türkiye’deki potansiyeli bildiklerini anlatan Valles, bunun iyi değerlendirilmesi gerektiği söyledi.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü Yaratıcı Ekonomi ve Endüstriler Programı adına konferansa katılan Carolina Quintana da, Türkiye'nin yaratıcılığı teşvik eden ülkeler arasında bulunduğuna dikkat çekerek Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü olarak her türlü işbirliğine hazır olduklarını kaydetti.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, sözlerine “Hiç şüphesiz ki bilginin her dönemden ve her zamankinden daha fazla güç kabul edildiği bir dönem yaşıyoruz” diye başladı. Yalçıntaş, “‘Bilgi güçtür’ sözünün doğruluğunu bir kez daha idrak ediyoruz. Ama bir farkla ki, bu dönemde bilgi, elde tuttukça değil, paylaştıkça zenginleşiyor. Fikirde çeşitlilik, hizmette çeşitlilik, üründe çeşitlilik ve iş yapma biçimlerinde çeşitlilik, başarının teminatı haline geliyor. İşte bu toplantının önemi de bu noktada öne çıkıyor. Yine bu toplantıyla üniversitemiz, küresel boyutta İstanbul iş dünyasını akademik camia ile buluşturuyor” dedi.
10 yılda ekonomide gelinen noktaya atıfta bulunan Yalçıntaş, “Bu süreçte yaşananlar gelişmekte olan ülkelerin ticarî atağını göz önüne seriyor. Ayrıca, bu yıl Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki parasal genişleme tüm dünya için mali istikrarsızlıkları ve belirsizlikleri artırdı. Döviz kurları konusundaki sıkıntıların altında da bu belirsizlikler yatıyor. Ama eninde sonunda para, gideceği adresi bulur. Nerede bir gelişme dinamiği, nerede bir hareket varsa, paranın adresi orasıdır. Ticaret gemisi, gelişen ülkelerin limanlarını mesken tutarken, para da onunla birlikte geliyor. Gelişen piyasaların dinamizmi, kentleşmeleri, nüfuslarındaki ve toplam taleplerindeki artış da bu ivmeyi destekliyor. Böylelikle küresel kriz, yeni bir küresel bölüşümün de kapılarını aralıyor” dedi. Yenilikçi ekonomi modellerine de dikkat çeken Yalçıntaş, “Özellikle ‘Yaratıcı Ekonomi’ içinde yer alan yazılım, mimarlık, medya ve sanat alnındaki sektörler, yenilik ekonomisinin lokomotifi oldular. Klasik anlamdaki sanayileşme de, ‘yaratıcı ekonominin’ dinamizmi ile yoluna devam ediyor. Yenilik ve farklılık, ekonomik gelişmenin can damarıdır. İşte buna bir örnek: Bir asırdan uzun bir süre önce çıkrık makineleri, farklılığın adresiydi. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte çarkları makineler döndürdüğündeyse dünya, yepyeni bir dinamizm ile karşılaştı. Sanayileşme çağı tüm dünyayı değiştirdi. Şimdiyse ‘Yaratıcı Ekonomi Sektörleri’ böylesi bir farklılığı ortaya koyuyor. Çok daha az maliyetle işe başlanan bu sektörler, bilgi çağının ve bilgi toplumunun sınırlarını genişletiyor. Farklı fikirler, yeni iş yapma biçimleri, açılan bu yoldan ilerliyor. Bugün de ‘Yaratıcı Ekonomi Merkezi’ açılıyor. İstanbul Ticaret Odası olarak bu işin altında imzamızın olması bizleri mutlu ediyor. Çünkü bu Merkez; teori ile pratiğin, akademik hayatla iş dünyasının buluştuğu bir platform olmayı hedefliyor. İnanıyorum ki Türkiye’nin bu yeni dünyadaki yeri, böylesi merkezlerin varlığı sayesinde güçlenecektir” şeklinde konuştu.
Konferansın son protokol konuşmasını yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı da,
2008
yılında küresel ticarette görülen yüzde 12'lik düşüşe rağmen, yaratıcı ürün ve hizmetlerin dünya çapındaki ticaret hacminin yıllık ortalama yüzde 14 oranında büyümeye devam ettiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütünün yaratıcı ekonomi konusunda
2008
ve
2010
'da yayınladığı raporlara göre, yaratıcılık ve kültürle bağlantılı sektörlerin krizlere karşı daha dayanıklı olduğunu anlatan Yazıcı şehirlerin potansiyeline dikkat çekti ve “Şehirlerin potansiyeli artık fabrika bacalarıyla, işçi nüfusuyla değil, ürettiği yaratıcı kültürle ölçülmektedir. Yaratıcı ekonomi, finansal sermayeden ziyade sosyal ve kültürel sermayeyi ekonomiye entegre etmektedir. Yaratıcı ekonomi, istihdam anlamında da umut verici, özel bir yere sahiptir. Çünkü yaratıcı ekonomi, yüksek eğitimli kişilere daha fazla iş imkanı sağlıyor. Yaratıcı ekonomi, istihdam potansiyelinin yüksek olmasının yanında girişimciler için kendi işlerini kurma imkanı da sunuyor” diye konuştu. Yaratıcı endüstrilerin arkasında sağlam bir tarihi ve kültürel birikimi gerektiren alanlar olduğunu anlatan Yazıcı, kültürel birikim konusunda Anadolu'nun çok zengin olduğunu söyledi.
Yaratıcı endüstriler diye isimlendirilen sektörlerin gelişmesinin fikrî ve sınaî mülkiyet haklarını daha fazla gündeme getirdiğini anlatan Yazıcı, “Yaratıcı endüstriler, ekonomik gelişme için önemli olduğu kadar bütünsel olarak toplumun sosyal ve kültürel sermayesinin zenginleşmesi bakımından da son derece önemlidir” dedi.
Konuşmaların ardından Bakan Yazıcı, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Yalçıntaş, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Ekren ve Mütevelli Heyeti Başkanı Erken ile Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü Yaratıcı Ekonomi ve Endüstriler Programı'ndan Quintana, “Uluslararası Yaratıcı Ekonomi ve Kültür Endüstrileri, Yaratıcı Şehirler Uygulama ve Araştırma Merkezi”nin açılışını gerçekleştirdi.





