İşletme İngilizce Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Beliz Ülgen’in moderatörlüğünde gerçekleşen programa, KPMG Türkiye İnsan ve Değişim Yönetimi Kıdemli Müdürü Tuğba Kavak konuşmacı olarak katıldı.

Tuğba Kavak insan kaynakların alanında yaşanan değişimi teknolojik gelişmelerle birlikte hızlandığını ifade ederek şu şekilde özetledi: “insan kaynakları ilk dönemlerde personel yönetimi ismiyle 1960’lı yıllarda oluşmaya başladı. 2000’lerin başından itibaren evrilerek kavram bünyesinde; eğitim, geliştirme, insan kaynakları analitiği gibi fonksiyonlara ayrılan bir anlayışa dönüştü. Günümüzde chatbot kavramı gelişmektedir. Artık çalışanlar işletme ile ilgili düşüncelerini bir bilgisayar yazılımıyla ifade ederek süreçlere daha aktif katılım sağlayabilmektedir.”
Prof. Dr. Beliz Ülgen, günümüzde bir işletmede CEO olabilmek için daha çok finans, üretim gibi alanlardan gelindiğini belirterek, son zamanlarda insan kaynakları alanında bu tür görevlere gelen yöneticilerin olup olmadığını sordu. Kavak bu soruya ilişkin olarak, son 10 yıldır insan kaynaklarında çalışanların bunu yoğun bir şekilde tartıştığını ifade etti. Kavak, insan kaynakları alanında çalışan profesyonellerin işletmenin diğer birimleriyle ilgili bilgi sahibi olması gerektiğinin vurguladı.
“Teknoloji İş Yapma Biçimlerini Değiştiriyor”
Kavak, 2019’da CEO’lar üzerinde yapılan bir araştırmaya değinerek, CEO’ların % 68’inin çalıştıkları sürenin kısa olmasına göre çeviklik kavramının öne çıktığını ve CEO’ların % 45’inin önümüzdeki 3 yıl içerisinde işgücünün yarısının dijital anlamda yetenekli halde olacağını düşündüğünü ifade etti. İnsan Kaynaklarının geleceğine ilişkin yapılan araştırma sonuçlarına değinen Kavak Şu bilgileri paylaştı: “2020 yılında 55 ülkede gerçekleşen bir araştırmada, dünya çapında anlamda 1300 civarında insan kaynakları yöneticisiyle görüşüldü. Araştırma, çalışan deneyimi tasarlama, işgücü şekillendirme, kurumsal kültür gibi bölümlerden oluşmaktadır. Günümüzde hayatımıza makinelerin girmesi ile iş yapma biçimleri de değişmektedir. Yapılan araştırmalarda bir makinenin bir insan göre 8 kat daha hızlı ve sıfır hata ile çalıştığı tespit edilmiştir. Bazı yöneticilerin işgücü yerine iş akışlarını makinelere öğreterek onlara yaptırdıklarını ifade edilmektedir. Bu konuda işletme içerisinde ne kadar insan gücüne ihtiyaç duyulduğunu insan kaynakları birimlerinin hazırladığı norm kadro çalışmalarıyla görülebilecektir.”
Salgın ile ilgili araştırmalarda yaptıklarını kaydeden Kavak, bu konuda 2 araştırma yaptıklarını, birinin şuanda işletmelerin faaliyet değişiklikleriyle ilgili olduğunu, diğerinin ise salgın sonrası işletmelere geri dönüşlerle ilgili olduğunu söyledi. Tuğba Kavak, araştırmanın sonucunda, çoğu işletme personelinin kısmen ya da tamamen evde çalıştığını, personelin şuanda temkinli olarak salgın sonrası bile evden çalışmayı istediğini ifade etti.
Prof. Dr. Beliz Ülgen, evden çalışmanın örgütsel uyumu etkileyip etkilemediğini ve İnsan Kaynakları yöneticilerine salgın dönüşü sonrası ne gibi sorumluluklar düştüğünü sorması üzerine Kavak şu görüşleri paylaştı: “Yapılan araştırmalarda örgütsel uyumun olumsuz etkilendiği gözlenmektedir. İK, çalışanların iletişim kanallarında portallar gibi çeşitli kanallar kullanılacaktır. İletişime dair ajandaların oluşturulacağını öngörüyoruz. Burada en büyük sorumluluk çalışan sağlığını korumaktır.”
Programın son kısmında mezun olacak ya da yeni mezun olmuş önerilere tavsiyelerde bulunan Kavak şunları kaydetti: “Yeni mezunların üniversitede öğrendikleri çok önemli, fakat bunun yanında asıl önemli olanın bireysel farkındalığı kazanmaktır. Edinilen hobiler, startup firmalarda görev almak, sevilen ve tercih edilen yerlere iş başvurusu yapmanın çok değerli olduğunu söyleyebiliriz.